YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/42557
KARAR NO : 2015/34721
KARAR TARİHİ : 30.11.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki muarazanın meni davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan bireysel kredi kullandığını, kredi taksitlerini ödeyemediğini, davalı banka tarafından bir icra takibi olmadığı halde maaş hesabına bloke konulduğunu, maaşının ödenmediğini, bu yönde sözleşmede hüküm bulunması halinde geçerli olmadığını ileri sürerek;maaş hesabına yapılan müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının kullandığı kredinin aylık taksitlerinin otomatik ödeme hesabından davacının imzaladığı sözleşmeye göre kesildiğini, ayrıca davacının kredi bankomat limitini kullanması nedeniyle aylık 200 TL tahsilat yapıldığını başkaca hesabına bir bloke konulmasının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile, sözleşme ve eklerindeki davacının aleyhine olan BK 20 ve devamı maddelerindeki genel işlem koşullarına aykırı olduğundan yazılmamış sayılmasına ve davacının maaşına yönelik müdahalenin önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi ile davacının davalı bankadan kullandığı kredinin teminatı olarak sözleşmenin 8. ve 11. maddeleri ile banka nezdinde bulunan maaş alacakları da dahil olmak üzere tüm alacakları, mevduat ve bloke hesapları üzerinde hapis, mahsup ve takas etme yetkisini davalı bankaya verdiği açıktır. Banka bu yetkiyi davacının borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemediği takdirde kullanacaktır. Davacının bankadan aldığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesi gerekir. Ödememesi halinde kredi borcunun teminatı olarak bankaya sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince yetki vermesinin haksız şart olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Zira davacı sözleşmenin her sayfasını ayrı ayrı imzalamış olup, serbest iradesi ile sözleşme şartlarına uygun olarak kredi borcu taksitlerinin bankadan aldığı maaşdan ödenmesi için otomatik ödeme talimatı verdiğine göre artık sözleşmenin söz konusu hükmünün müzakere edilerek kararlaştırılmadığı söylenemez. Aksinin kabulü halinde; kredi isteyen kişinin mali durumu ve maaş gelirine göre borcunun ödenebileceği güvencesiyle kredi veren bankanın alacağının imkansızlaşması, kötü niyetli bir kredi borçlusunun borcunu hiç ödememesi gibi bir sonuç doğacaktır. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davalı bankadan kredi alabilmek için davacının serbest iradesi ile kabul edip onayladığı söz konusu sözleşme hükmünün haksız şart olarak nitelendirilip, yanlış değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 30/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.