Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/42988 E. 2015/34554 K. 26.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/42988
KARAR NO : 2015/34554
KARAR TARİHİ : 26.11.2015

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı vekili avukat … ile davalılar vekili avukat …’nin gelmeleriyle, duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı …’ya … Noterliği’nin 14.05.2012 tarihli vekaletnamesi ile maliki olduğu balık avlama gemisinin satışı için yetki verdiğini, 16.05.2012 tarihinde geminin davalı …’a 125.000,00-TL’ye değerinin çok altında satıldığını, vekilin görevini kötüye kullandığını ileri sürerek öncelikle satış işleminin iptaline aksi halde geminin satış tarihindeki değerinin tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalı …’dan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davacının eşi …’in piyasaya yüklü miktarda borcu olduğunu, … ile abisi …’un bu borçların … tarafından ödenmesi, karşılığında dava konusu geminin ve …’e ait taşınmazın …’ye devri konusunda anlaştıklarını, davacının da bilgisi ve rızası olduğunu, geminin bu anlaşmaya uygun olarak …’un oğlu davalı …’a devredildiğini, satış bedelinin kendisine ödenmediğini, … tarafından ….’in alacaklılarına ödendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Davalı …, satış bedelinin babası … tarafından davacının eşi …’in alacaklılarına ödendiğini, davacının bu durumdan haberdar olduğunu, satış işleminin usulüne uygun olarak gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davaya konu geminin satış işleminin iptaline ilişkin talebinin ve vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle açtığı tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının davalı …’ya … Noterliği’nin 14.05.2012 tarihli vekaletnamesi ile maliki olduğu balık avlama gemisinin satışı için vekaletname verdiği, 16.05.2012 tarihinde geminin davalı …’a 125.000,00-TL bedelle satıldığı sabit olup; davacı, geminin rayiç değerinin çok altında satıldığını, vekilin görevini kötüye kullandığını ileri sürerek öncelikle satış işleminin iptaline aksi halde geminin satış tarihindeki değerinin dava tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekil …, davacının eşi …n’in piyasaya yüklü miktarda borcu olduğunu, …. ve abisi …’un bu borçların … tarafından ödenmesi, karşılığında dava konusu geminin ve ….’e ait taşınmazın …’ye devri hususunda anlaştıklarını, davacının da bilgisi ve rızası olduğunu, geminin bu anlaşmaya uygun olarak …’un oğlu davalı …’a devredildiğini, satış bedelinin kendisine ödenmediğini, … tarafından …n’in alacaklılarına ödendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Davalı … ise satış bedelinin babası … tarafından davacının bilgisi ve rızası ile davacının eşi ….’in alacaklılarına ödendiğini, satış işleminin usulüne uygun olarak gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, tanık beyanları esas alınarak davacının, eşinin borçlarının ödenmesi karşılığında geminin devredilmesine rızasının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava, vekalet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Vekalet sözleşmesinin en önemli unsurları arasında; vekilin talimata uygun hareket etme borcu, özen borcu ve hesap verme borcu gelmektedir. 6098 Sayılı BK’nun 508. maddesi hükmü gereğince, vekil, talep üzerine yaptığı işin hesabını vermeye ve müvekkili nam ve hesabına edindiği herşeyi iade etmeye, iade edinceye kadar da almış olduğu şeyleri saklamaya zorunludur. (Y.13 HD 7.3.2012 gün ve 2011/11608-2012/5616 sayılı ilam) Somut olayda, davalı ….’a verilen vekaletname dava konusu geminin satışına ilişkin olup, vekil bu görevini vekalet verenin açık talimatına uygun olarak, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yerine getirmekle yükümlüdür. Davalı … satış bedelinin alıcıdan hiç alınmadığını ve haliyle davacıya teslim edilen bir meblağ bulunmadığını ikrar etmektedir. Davacı, davaya konu geminin eşinin borçları nedeniyle diğer davalıya satılması ve satış bedeli yerine eşinin borçlarının ödenmesi konusunda bir talimat vermediğini ileri sürdüğüne göre, bu konuda talimat aldığını savunan davalı vekil …. bu iddiasını yasal delillerle ispatlamalıdır. Hemen belirtmek gerekir ki müddeabihin miktarı ve davacının açık muvafakatının bulunmaması nedeniyle HMK 200. maddesi gereğince somut olayda tanık dinlenemez.Dinlenen tanık beyanlarına da itibar edilemez. Hal böyle olunca mahkemece, satış tarihi itibariyle geminin rayiç değerinin konusunda uzman bilirkişi yada heyeti tarafından tespit edilerek taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınması ve bu bedelin davalı vekil ….’dan tahsiline karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddi yönünde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 25,20 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.