Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/43378 E. 2016/12461 K. 09.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/43378
KARAR NO : 2016/12461
KARAR TARİHİ : 09.05.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı şirket bölge müdürlüğünde 16.9.2003 tarihinde satış elemanı olarak çalışmaya başladığını, 11.05.2007 tarihinde aralarında husumet bulunan ..nin kendisini odasına çağırarak baskı ve yönlendirme sonucu tutanaklar imzalattığını, şaibeli bu işlem sonrasında da hakkında eksik mal satışı yaparak zimmetine para geçirdiği iddiasında bulunduğunu, Kadıköy Noterliğinin 17.05.2007 tarihli fesihnamesiyle iş akdinin bildirimsiz ve tazminatsız feshedildiğini, bunun üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına şikayette bulunduğunu, aradan 6 ay geçtikten sonra da davalının, hırsızlık iddialarıyla hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, davalının kasıtlı olarak tazminat ödememek için işten çıkartıldığını, yapılan şikayet nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her ay için kademeli ücret ve diğer kalemlerin artışı da dikkate alınarak 32.400,00 TL maddi, yaşadığı sıkıntılar nedeniyle 32.600,00 TL manevi zararın fesih tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 08.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı şirket bölge müdürlüğünde satış elemanı olarak çalışırken Kadıköy Noterliğinin 17.05.2007 tarihli fesihnamesiyle iş akdinin bildirimsiz ve tazminatsız feshedildiğini, bunun üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına şikayette bulunduğunu, aradan 6 ay geçtikten sonra da davalının, hırsızlık iddialarıyla hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ve kasıtlı olarak tazminat ödememek için kendisini işten çıkarttığını, yapılan şikayet nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Bu durumda davada dayanılan temel ilişki işçi işveren ilişkisidir. İş akdinden doğan davaların İş Mahkemelerinde görülmesi 4857 ve 5521 sayılı kanunların 1. maddesi hükümleri gereğidir. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen gözönüne alınır. Mahkemece iş mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bent uyarınca tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde temyiz eden davacıya, peşin alınan 171,00 TL harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.