YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/43863
KARAR NO : 2015/8164
KARAR TARİHİ : 13.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murisleri .. . davalıların murislerinden 5-198-292-358-608-900-902-960-1027-604 parsel sayılı taşınmazları Çubuk Noterliği’nin 17.09.1953 tarih ve 963 yevmiye nolu ve Ankara İli Çubuk İlçesi Balıkhisar Köyü 188 parsel sayılı taşınmazında Çubuk Noterliği’nin 13.12.1954 tarih ve 1684 yevmiye nolu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın alındığını, davalıların murislerinin sözleşmeye aykırı olarak tapu devir işlemlerini yapmadığını, ancak taşınmazların kendileri tarafından kullanılmaya devam edildiğini, taşınmazların bir kısmının üçüncü kişilere satıldığı gibi bazılarının da çeşitli vakıflara bağışlandığını öğrendiklerini, aynen ifanın talep edilmesinin mümkün olmaması ve taşınmazlarında fiilen kullanılmış/kullanılıyor olması sebebiyle taşınmazların dava tarihindeki değerlerinin bilirkişi marifetiyle tespiti ile tespit edilen değerin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000, 00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, yetkili mahkemenin kendilerinin adresinin olması nedeni ile yetkisizlik kararı verilmesi ile esastan da davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın taşınmazlar üzerindeki ayni haklara ilişkin olmadığı, bu nedenle genel yetkili mahkeme olan davalıların yerleşim yeri mahkemesinin davada yetkili olduğu, davalıların çoğunluğunun Beykoz’da ikamet ettiği anlaşılmakla mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde istek halinde dosyanın yetkili Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
HMK.nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edildiği veya davalı ya da vekilinin dava tarihinde orada bulunması kaydıyla, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinin de yetkili olduğu, belirtilmiştir ki, bunlar da özel yetkiye ilişkin düzenlemelerdir. Davacı, davasını özel veya genel yetkili mahkemelerden herhangi birinde açabilir. Dava konusu olayda davacılar murislerinin, davalıların murisi ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzaladığını, ancak davalılar tarafından taşınmazlarının devrinin yapılmadığını ileri sürerek uğradığı zararın tazmini istemiyle eldeki davayı açmıştır.Türk Borçlar Kanunu’nun 89.maddesinin 1.fıkrasına göre sözleşmeden doğan para borcu, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir. Alacaklı, bu para borcunun ödenmesi için kendi ikametgahında takip başlatıp dava açabilir. Dava konusu olayda da alacaklı davacılar, para alacağının ödetilmesi için ikametgahı olan Çubuk Asliye Hukuk Mahkemesi’nde alacak davası açmıştır. Bu nedenle mahkemece yapılan yetki itirazının reddiyle işin esasının incelenmesi gerekirken, aksine düşüncelerle davalıların ikametgahı mahkemesinin yetkili olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 24,30 TL harcın istek halinde iadesine, 13.3.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.