Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/44144 E. 2015/14284 K. 05.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/44144
KARAR NO : 2015/14284
KARAR TARİHİ : 05.05.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıdan aldığı nakit bedel karşılığında 18/04/2009 vade tarihli 6.300,00 Euro bedelli bir adet senet imzalayarak davalıya teslim ettiğini, bu senedin karşılığını 1,5 yıl önce elden davalıya ödediğini, senedin arkasına “asıl alacağın ödendiğinin, sadece faiz borcunun kaldığının” şerh düşüldüğünü, ancak davalının, senet bedeli ödenmiş olmasına rağmen, kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, takip konusu bono nedeniyle alacaklı olduğunu, bu nedenle icra takibi başlattığını, bono arkasında ödeme yapıldığına dair hiç bir beyan ve şerhin bulunmadığını savunarak, davanın reddine, % 40’tan aşağı olmamak üzere inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece,…alınan rapora göre, “senedin arka yüzünde, kağıt şerit ile kapatılmış bölümün altında “bu senedin tamamı ödenmiştir. Sadece faizi kaldı” ibarelerinin bulunduğu, buna göre, takip konusu senet bedelinin davacı tarafından davalıya ödendiğinin senet arkasına şerh edildiği ve bu kısmın 0,5 cm genişliğinde beyaz kağıt ile yapıştırılmak suretiyle takip konusu yapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, takip konusu bono miktarı olan 6.300,00 Euro’nun, 08/10/2010 takip tarihindeki TL karşılığı olan 12.518,73 TL yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu miktarın % 40’ı olan 5.007,49 TL icra inkar tazminatının davalı alacaklıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı tarafından 6.300,00 Euro bedelli senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemiyle eldeki davayı açmış, delil olarak da, senet arkasında yazılı bulunan ödeme şerhine dayanmıştır. Adli Tıp …alınan raporda tespit edildiği gibi, takip konusu senedin arka yüzünde “bu senedin tamamı ödenmiştir. Sadece faizi kaldı” ibarelerinin bulunduğu, bu kısmın üzerinin 0,5 cm genişliğinde beyaz kağıtla yapıştırılmak suretiyle kapatıldığı sabittir. Davacı, senet bedelini ödediğini, söz konusu ödeme şerhinin bizzat kendisi tarafından senet arkasına yazılarak, tekrar davalıya verildiğini iddia etmiş, davalı ise, davacının senede ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığını, söz konusu senedin davacı tarafından haricen, kendisinin olmadığı bir ortamda tanzim ve imza edilerek verildiğini, bu durumda senet arkasındaki yazıların davacı tarafından tanzim sırasında yazılıp, üzerinin de çok ince bir kağıtla kapatılarak bu şekli ile verildiğinin açık olduğunu, senette davacı tarafından yapılan bu sahteciliğin, ancak Adli Tıp … tarafından görülebildiğini, nitekim dava konusu senetten başka aynı şekilde düzenlenen iki adet senedin daha mevcut olduğunu, kaldı ki senet bedeline mahsuben yapılan ödemeye ilişkin şerhin, borçlu değil, alacaklı tarafından yapılması gerektiğini, ödemenin borçlu tarafından yazıldığı kabul edilse dahi, olayda ve diğer iki senette de aynı şekilde olduğu gibi, son derece küçük kalibrelerde ve senedin ön yüzündeki matbu yazıların tam arkasına denk gelecek şekilde dikey konumda değil, senet arakasına bakıldığında rahatlıkla görülebilecek ve yok edilmesi mümkün olmayacak şekilde yazılması gerektiğini, senet arkasındaki ciro imzasının, kapatma işleminde kullanılan kağıdın üzerinde olmasının da iddiasını kanıtladığını, davacının baştan beri planlayarak hazırladığı ve üzerlerinde sahtecilik yapmış olduğu senetleri vererek kendisini dolandırdığını, davacı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu belirtmiştir.
Davalının, az yukarda özetlenen sahtecilik ve dolandırıcılık iddiaları ile davacı hakkında İstanbul Cumhuriyet Savcılığının 2012/87860 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduğu, öte yandan davacı tarafından davalı hakkında yapılan şikayet üzerine de, davacı hakkında…Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/838 esas sayılı dosyası üzerinden “resmi belgede sahtecilik” suç isnadıyla dava açıldığı anlaşılmaktadır. Borçlar Kanununun 53. maddesi gereğince hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, mahkumiyet ve tespit edilen maddi olgularla bağlı olduğundan, gerek davacı gerekse davalı tarafından yapılan suç duyuruları üzerine açılan ya da açılacak ceza davalarının sonucunun eldeki davayı etkileyecek nitelikte olması nedeniyle mahkemece olay nedeniyle her iki taraf hakkında açılan soruşturma dosyaları ve ceza davalarının sonuçlanması “bekletici sorun” yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA,(2) numaralı bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 5.5.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.