YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/44313
KARAR NO : 2015/37007
KARAR TARİHİ : 16.12.2015
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı … Aş’nin …İcra Dairesi’nin … sayılı takip dosyasında, temlik alan sıfatıyla da davalı … Aş’nin ….. İcra Dairesi’nin … sayılı dosyasında aynı hukuksal nedene dayalı olarak hakkında ilamsız takip başlattıklarını, ancak dayanak hiç bir belgenin icra dosyasına ibraz edilmediğini, takiplerin dayanaksız olduğunu ileri sürerek; borcu bulunmadığının tespitine, takipelerin iptaline ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı … Aş., kredi sözleşmesinden kaynaklı takibe konu alacağın, 19.01.2010 tarihinde … ye temlik edildiğini; davalı … Aş. ise davacının borçlu olmadığını ispatlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, iddianın haklı nedene dayandığı, takibe dayanak gösterilen sözleşme asılları ve eklerinin icra dosyalarında mevcut olmadığı gerekçe gösterilerek davanın kabulü ile… Müdürlüğü’nün 2012/13110 ve …. İcra Müdürlüğü’nün 2010/1640 sayılı takip dosyalarında davacının borçlu olmadığının tespitine, takiplerin ferileriyle birlikte iptaline, 2.736,91 TL kötü niyet tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı ….. ( … ) tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3-2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 67/2 maddesi takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceğini hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca davacı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davalı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması da şarttır. Eldeki davada davalıların kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalıların kötü niyetinden söz edilemez ve onun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek davalılar aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmakla bozmayı gerektirir, ancak bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle kararın hüküm kısmının 1. fıkrasındaki ” … icra dosyasında asıl alacak miktarı olarak belirtilen 2.736,91 TL asıl alacak miktarı üzerinden %20 kötü niyet tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,” cümlesinin hükümden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 16/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.