YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/45202
KARAR NO : 2015/36124
KARAR TARİHİ : 10.12.2015
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı… vekili avukat … geldi. Temyiz eden davacı taraftan gelen olmadığından, onların yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılar tarafından …ili, … ilçesi,… Köyü, 383 ada, 2 parselde …EVLERİ projesi kapsamından inşa edilen G1 Blok 6. kat 83 numaralı bağımsız bölümü 03/03/2008 tarihli sözleşme ile 146.971,00-TL’ye satın aldığını, konutun 16/01/2013 tarihinde teslim edildiğini, bağımsız bölüm ve ortak alanlarda ayıp ve eksiklikler bulunduğunu, davalıların sözleşme hükümleri gereğince üzerlerine düşen edimleri yerine getirmediklerini, 13/02/2013 tarihinde davalılara ayıp ihtarı gönderdiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıya konutta oluşan değer kaybı için şimdilik 10.000,00-TL’nin konut bedelinin ödendiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 24/04/2014 havale tarihli dilekçesi ile talebini 29.688,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı …vekili cevap dilekçesinde; adi ortaklıktan çıktığını, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, bağımsız bölümün sözleşmeye, eklerine ve projeye uygun şekilde tamamlanarak teslim edildiğini, bu nedenle davacının ayıp iddiasının yersiz ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği ayapların yersiz olduğunu, davacının konut teslim belgesinde sözleşmenin tamamen ifa edildiğini kabul ettiğini, davacının teslimden sonra teslim tutanağında belirtilmeyen durumlara itiraz etmesinin hukuken mümkün olmadığını, inşaatta birinci sınıf malzemeler kullanıldığını, ortak alanlara ilişkin bir taahhüdünün bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusu bağımsız bölümün daire içindeki ayıplarının inceleme esnasında dairenin kapalı olması ve davacı tarafından konut içinin de gösterilememesi nedeniyle ayıplar tespit edilemediğinden, ortak alanlara ilişkin de projeye aykırılıklar olmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, satış esnasında sunulan projede ve tanıtımlarda taahhüt edilen ancak yapılmayan yada tamamlanmayan sosyal tesisler ve ortak alanlar nedeniyle bağımsız bölümde meydana gelen değer kaybını da talep etmiştir. “… Evleri” adlı proje kapsamında yapılacak konut ve işyeri satışına ilişkin internet ilanlarında, reklam ve tanıtım broşürlerinde 400.000 m2 arazi üzerinde inşa edileceği, 5 etaptan oluştuğu, 5.500 konut yapılacağı, içinde AVM, tam donanımlı hastane, anaokulu, ilköğretim okulu, lise,…, 350.000 m2 peyzaj alanı, festivalpark gibi donatıların yapılacağının vaad edildiği ne var ki taahhüt edilen bu hususlardan bir çoğunun dava ve keşif tarihi itibariyle yerine getirilmediği ya da tamamlanmadığı dosya kapsamı itibariyle sabittir. Söz konusu sosyal tesislerin ve ortak alanların yapılmamış olması, alıcının satın alma kararını etkileyen, taşınmazın değerini azaltan bir husustur. Ancak gerek keşiften sonra ve gerekse temyiz aşamasında sosyal donatı alanlarındaki eksikliklerin tamamlandığı yönünde dosyaya belge ve resimlerin sunulduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, sosyal tesislerin davalılar tarafından yapılarak ve eksiklikleri giderilerek projenin tamamlanması halinde bu yönden dava konusuz kalacağından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, halen sosyal tesislerden yapımına devam edilenler var ise, davacının bu tesislerden yararlanamamasından doğan somut zararının olup olmadığının tespiti ile bu zarara hükmedilmesi, yapılmayan ve bundan sonrada yapılmayacağı kesinleşen sosyal tesisler var ise, bunlardan dolayı davacının uğradığı zararın nisbi metoda göre hesaplanarak hüküm kurulması gerekir. Bu durumda mahkemece, açıklanan hususların tespiti yönünde mahallinde gerekirse uzman bilirkişi heyeti marifetiyle yeniden keşif yapılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile ortak alanlar yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.