Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/45359 E. 2015/35873 K. 08.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/45359
KARAR NO : 2015/35873
KARAR TARİHİ : 08.12.2015

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelenmenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıdan 8.9.2008 tarihinde inşaat halinde iken satın aldığı büronun 63 metrekare olduğunun beyan ve taahhüt edildiğini, bu metrekare yer için toplam 118.800 Euro ödediğini, taşınmaz teslim edildikten sonra, mesleğinin gereği tadilat yaptırırken yapılan ölçümde 57.31 metrekare olduğu anlaşıldığını, 5.1.2010 tarihinde yaptırdığı tesbitte de bu durumun doğrulandığını bildirerek ayıp oranında satış bedelinden indirim yapılarak şimdilik 10.000 TL nin tahsilini talep etmiş,18.4.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile 21.457,40 TL nin sözleşme tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 10.000 TL’nin dava tarihinden itibaren, 11.457,40 TL’nin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; hükmün davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.01.2013 Tarih… Karar sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde mahkemece; davanın kabulüne 10.000 TL’nin dava tarihinden itibaren 11.457,40’TL nin 18.04.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemenin 13.10.2011 Tarih .. Karar sayılı ilk ilamının davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, karar, Dairemizin 16.01.2013 Tarih …Karar sayılı ilamı ile; “…Bu durumda davacının ödediği satış bedelinden ayıp oranında indirim yapılması gerekir. Bu indirim miktarı taraflardan birinin diğerinden daha fazla zarar görmesini engelleyen bir metod olan ve dairenin istikrar kazanan uygulama ve içtihatlarına göre kabul gören nisbi metod uygulanarak bulunması gerekir.Nisbi Metod ise;Ödenecek Bedel=(Kararlaştırılan BedelxAyıplı Değer)/Ayıpsız Bedel şeklinde orantı kurularak yapılması gereken yöntemdir. Mahkemece bu yöntem kullanılarak indirilecek bedelin tesbiti gerekirken yazılı şekilde metrekare değeri esas alınarak hesap yapılması usul ve yasaya aykırı…” olduğundan bahisle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verildiğine göre bozma kararının gereğinin yerine getirilmesi gerekir. Mahkemece, Dairemizin bahse konu bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporunda, metrekare değeri esas alınarak hesap yapılmış, bozma ilamından sonra alınan 15.04.2014 tarihli bilirkişi raporunda ise kararlaştırılan bedel metrekareye bölünmek suretiyle ayıplı değer ve ayıpsız bedel tespit edilerek yeniden yanlış hesaplama yapılmıştır.
Satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde, doktrinde, “mutlak metod”, “nisbi metod” ve “tazminat metodu” adıyla bilinen değişik görüşler mevcutsa da, gerek Dairemiz gerekse Yargıtay tarafından öteden beri uygulanan “nispi metod” olarak adlandırılan hesaplama yöntemi benimsenmektedir. …) Bu metoda göre; satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarı belirlenmektedir. Başka bir ifade ile satılanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oran, satış bedeline uygulanmaktadır. Bilirkişinin yaptığı hesaplamanın Dairemizin uyguladığı nispi metoda uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Oysa yukarıda açıklandığı gibi, somut olayda da, dava konusu dairenin satın alındığı tarih gözetilerek, satış bedelinden indirilmesi gereken miktarın bu metoda göre belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereklidir. O halde mahkemece gerektiğinde bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle, satış tarihi itibariyle dairenin ayıpsız rayiç değeri ile ayıplı rayiç değeri ayrı ayrı belirlenmeli, belirlenecek bu miktarlar birbirine oranlanmalı, tespit edilecek bu oran da taraflar arasında gerçek satış bedeline uygulanarak, satış bedelinden indirilmesi gereken miktar bu şekilde belirlenmeli, davacı talebi ile tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek bir karar verilmelidir. Açıklanan husus gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 370,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 08/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.