Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/45901 E. 2016/10391 K. 13.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/45901
KARAR NO : 2016/10391
KARAR TARİHİ : 13.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, malik olduğu bağımsız bölümü 105.000,00-TL’ye davalıya sattığını, ancak davalının 15.000,00-TL bakiye satış bedelini ödemediğini, tahsili için başlatılan icra takine de haksız itiraz edildiğini ileri süerrek itirazın iptaline ve % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, satış bedelinin tamamını ödediğini, resmi senette satış bedelinin davacı tarafından tamamen alındığının yazılı olduğunu, borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mülkiyeti davacıya ait olan bağımsız bölümün 22.08.2012 tarihli adi yazılı satış sözleşmesi ile 105.000,00-TL’ye davalıya satıldığı, bu sözleşmede 30.000,00-TL’nin peşinat olarak alındığının kalan kısmın ise daire tesliminde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, tarafların adi yazılı sözleşmeye ve içeriğine bir itirazlarının bulunmadığı, 19.12.2013 tarihli resmi senet ile taşınmazın tapudan davalıya satışının yapıldığı, resmi senette 77.000,00-TL’nin nakden ve tamamen davacı tarafından alındığının yazılı olduğu konularında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı, 15.000,00-TL bakiye satış bedelinin ödenmediğini ileri sürerek icra takibi başlatmış, davalı ise satış bedelinin tamamının ödendiğini savunmuştur. Ödeme def’ini ispat yükü davalı taraftadır. 30.000,00-TL’nin adi yazılı sözleşme ile peşin alındığı ve davalı tarafından ödendiği açıktır. 77.000,00-TL’nin ise davacı tarafından nakden ve tamamen alındığı resmi senette yazılı olduğuna göre toplamda satış bedelini de aşacak şekilde davacıya ödeme yapıldığı ortadadır. Mahkemece, verginin düşük gösterilmesi amacını taşıyan bir işlem olması nedeniyle resmi senette yazılı olan meblağ satış bedeli olarak kabul edilmemiştir. Resmi senette yazılı olan satış bedelinin gerçek satış bedeli olmadığı, somut olayda taşınmazın 105.000,00-TL’ye satıldığı ihtilafsızdır. Ancak, resmi senette yazılı olan 77.000,00-TL’nin davacı tarafından nakten ve tamamen alındığı resmi makamlar önünde ikrar edilmiş olup, bu meblağın ödendiği davalı tarafından resmi senet ile ispatlanmıştır. Hal böyle olunca davalının satış bedelinin tamamını ödediği, bakiye borcu kalmadığı dosya kapsamı ile anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 256,50 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.