Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/47172 E. 2015/37267 K. 21.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/47172
KARAR NO : 2015/37267
KARAR TARİHİ : 21.12.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat … ile davacı vekili avukat …n gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı …’ten 25.000,00 TL ya arazi satın aldığını, 20.000,00 TL sını nakit ödediğini, bakiye 5.000,00 TL için davalıya senet verdiğini, daha sonra senet bedelini ödeyip Hüseyin’den bir senet iade aldığını, ancak sonradan Hüseyin’in iade ettiği senedin kendisinin verdiği senet olmadığını, önceden verdiği 5.000,00 TL lık senette oynama yapılarak senet bedelinin 15.000,00 TL ya yükseltilerek, davalı …’a ciro edilip, hakkında icra takibi yapıldığını öğrendiğini ileri sürerek; icra tehdidi altında haksız yere ödediği 24.982,00 TL nın istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, haklarında asliye ceza mahkemesinde açılan davada beraat ettiklerini, ceza dosyasında alınan ekspertiz raporunda da senette tahrifat yapılmadığının açıkça yazılı olduğunu savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.09.2013 tarih ve 2012/26359 Esas, 2013/21107 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda mahkemece, gerek kriminal laboratuvarının bilirkişi raporu, gerekse … … Dairesi’nden aldırılan raporda senet metninin miktar kısmında bulunan “1” rakamının düzensiz ve sıkışık vaziyette yazıldığı, bulunduğu yere sonradan ilave edildiğinin ortaya çıktığı, aldırılan her iki raporun davacının iddialarını destekler mahiyette olduğu, bu itibarla esasen 5000 TL’lik senedin 1 rakamının tahrifen ilavesiyle 15.000 TL’lik senet haline getirildiği; davacının 5.000,00 TL borcu nedeniyle 5.000.00.TL bedelli 2. bir senedi, davalı Hüseyin’e verdiği iddia edilmekte ise de 5.000.00.TL’ nin davacı tarafından davalı Hüseyin’e ödendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, takip nedeniyle davacının davalılara ödediği 24.982,00 TL nin ödeme tarihi olan 02.09.2009 dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsiline karar verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle dosya kapsamından davalıların el ve işbirliği içinde hareket ederek, kötü niyetli olarak davaya konu senedi icra takibine koyduğunun anlaşılmasına göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, eldeki dava ile arazi alım satımı nedeni ile davalı …’e olan, bakiye 5.000,00 TL borcu için, davalıya 5.000,00 TL lık senet verdiğini, daha sonra bu borcunu ödediğini, davalıdan da bir adet senet iade aldığını, ancak iade aldığı senedin davalıya verdiği senet olmadığını, davalıya verdiği senette tahrifat yapılarak, 5.000,00 TL lık senedin 15.000,00 TL ya yükseltilerek icra takibine konulduğunu ileri sürerek, icra tehdidi altında ödediği 24.982,00 TL nın istirdadını istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak kriminal laboratuvarı ve Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Nitekim davacının, 5.000,00 TL borcu nedeniyle 5.000,00 TL bedelli senedi davalı Hüseyin’e verdiği ve bu 5000 TL bedelli senedin davalı Hüseyin’e ödendiği hususu davacı tarafından kanıtlanamamıştır. Hal böyle olunca mahkemece, davacının davalı Hüseyin’e olan 5.000,00 TL borcunu ödediğini ispatlayamadığı dikkate alınarak, 5.000,00 TL lık kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle davanın tümden kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 426,65 TL. harcın davalılara iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verild.