Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/47922 E. 2016/3854 K. 10.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/47922
KARAR NO : 2016/3854
KARAR TARİHİ : 10.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, 22.02.2006 tarihili Gayrimenkul Satış vaadi sözleşmesi ile 142 ada 32 parsel sayılı taşınmazının satışını davalı …’e vadettiğini, davalı …’in tapuda yapılacak ferağ işlemleri nedeniyle üzerine düşenleri yapmadığını, buna rağmen hakkında ceza davası açıldığını ve bu dosyadan beraat ettiğini, sözleşmede öngörülen 7.000 TL satış bedeli ile 10.000 TL cezai şarta ilişkin davalının takip başlattığını ve takibin kesinleştiğini ileri sürerek, Bodrum 2.İcra Müdürlüğü’nün 2007/3274 sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı, devir için tapuya müracaat ettiğinde taşınmazın davacıya ait olmadığını öğrendiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taşınmaz satışının gerçekleşmemesi nedeniyle “Gayrimenkul Satış Vaadi” sözleşmesi ile taşınmaz bedeli olarak alınan 7.000 TL ve sözleşmede cezai şart olarak kararlaştırılan 10.000 TL’ye davalının talep hakkının bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı, davacıya karşı Bodrum 2.İcra Müdürlüğü’nün 2007/3274 sayılı takip dosyasında Bodrum 1.Noterliğine ait 22.02.2006 tarih 1516 yevmiye numaralı Gayrimenkul Satış Vaadi sözleşmesi ile taşınmaz bedeli olarak kararlaştırılan ve ödenen 7.000 TL ile 10.000 TL cezai şartın tahsilini istemiş, davacı da girişilen bu takipten dolayı davalıya borcu bulunmadığının tespitini istemiştir. Mahkemece dava tümden reddedilmiştir. Oysaki dava tarihinde yürürlükte bulunan BK.nun 161/son maddesi ( 6098 s. K. m. 182/son ) gereğince cezai şartın fahiş olması halinde tenkisi gereklidir. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı, tarafların iktisadi durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber, borçlunun borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, kusur derecesi ve borca aykırı davranışın ağırlığı ölçü alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınan ceza miktarı, hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tespit edilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde öngörülen cezai şartın tamamının hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birince bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bendde yer alan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 10.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.