YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/48045
KARAR NO : 2015/8096
KARAR TARİHİ : 12.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı . … tarafından Bolu ili Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine bağlı İzzet Baysal Devlet Hastanesinde 01.10.1998-05.05.2009 tarihleri arasında çalıştığını, 30.04.2010 tarihinde de kendi isteği ile istifa ettiğinden bahisle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti vs. talebi ile müvekkili aleyhine Bolu İş Mahkemesinde dava açtığını, davada verilen 2012/243 esas 2010/12 sayılı karara istinaden Bolu 2.İcra Müdürlüğünün 2010/6633 nolu dosyasında başlatılan ilamlı icra takibi dosyasına mahkemece hükmedilen miktar faizleri ile birlikte müvekkili kuruma bağlı hastane tarafından 16.251,02 TL 10/12/2013 tarihinde ödendiğini, davalı şirketin sözkonusu borcu ödemesi hususunda müvekkili kurum tarafından ihbarda bulunulduğunu ancak davalıların herhangi bir ödeme yapmadıklarını, borcun tamamının Bolu ili Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine bağlı İzzet Baysal Devlet Hastanesi Yöneticiliği tarafından icra dosyasına ödendiğini, davalı yüklenici şirketler ile 4734 ve 4735 sayılı kanunlar ve bağlı mevzuatı uyarınca imzalanan Hizmet Alımı sözleşmelerine göre yüklenicilerin çalıştırdıkları işçilere dair tüm yasal yükümlülükler, işveren ve işçi arasındaki ilişkiden doğabilecek sosyal ve mali hak ve sorumluluklar ve cezaların yüklenici firmalara ait olacağının hüküm altına alındığından, müvekkili kurum tarafından tümü ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili gerektiğini ileri sürerek 16.251,02 TL alacağın ödeme tarihi olan 10.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılara yükletilmesini talep etmiştir.
Davalılar yetki itirazında da bulunmak suretiyle davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalıların yetki itirazının kabulüne, talep halinde dava dosyasının yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
HMK’nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edildiği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Kaldı ki yine aynı kanunun 17. maddesinde tarafların yetki sözleşmesi yapmak suretiyle yetkili olmayan bir mahkemenin yetkisini kabul edebilecekleri de belirtilmiştir. Taraflar sözleşmenin 38. maddesinde yetkili mahkemeyi kararlaştırmışlardır. Tarafların sözleşmede yetkili mahkemeyi kararlaştırılmış olmaları, HMK’nun 6. maddesi uyarınca genel yetkili olan ve 10. maddedeki kural gereğince özel yetkili bulunan mahkemeleri yetkilerini kaldırmaz. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede, ya da yetki sözleşmesi ile yetkili kılınan mahkemede açılabilir. (HGK. 05.11.2003, 2003/13-640-627 sayılı kararı) Dava konusu olayda sözleşmenin yapıldığı ve ifa edileceği yer mahkemesi ve sözleşmede kararlaştırılan yetkili mahkeme olan Bolu Asliye Hukuk Mahkemesi de, az yukarda açıklanan HMK’nun 10. maddesinde değinilen özel yetki ve yetki sözleşmesi, HMK 17. maddesi gereğince davaya bakmakla yetkili olup, yetki itirazının bu nedenle reddedilmemesi ve işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 12.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.