YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/48829
KARAR NO : 2016/4955
KARAR TARİHİ : 18.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddinme yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan toyoto marka araç almak için 26.000 TL kredi kullandığını, bu kredi ile birlikte bankada vadesiz hesap açtığını, açmış olduğu bu hesaba ilişkin olarak 72 TL değerinde artı para limiti koyulduğunu, davalı taksitleri zamanında ve aksatmadan almış olmasına rağmen yatırdığı taksitlerden hesap işletim ücreti adı altında para tahsil ettiğini, bu artı para hesabından ve hesap işletim ücretinden haberinin olmadığını, bir süre sonra Akbank’a borcu olması nedeniyle takibe alındığını, Merkez Bankasının kara listesine girdiğini, kredi verilemeyeceğini öğrenmiş bulunduğunu, bu nedenle ticari itibarının bittiğini, kullandığı çeklere dahi bankalarca el konulduğunu belirterek manevi zararlarını bir nebze hafifletmek için 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yasada tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı, davalı bankadan hususi aracı için tüketici kredisi çektiğini ve bu kredi nedeniyle tanımlanan artı paradan kaynaklı takip nedeniyle manevi tazminat talep ettiği, bu şekliyle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, ikinci bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 18/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.