YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10486
KARAR NO : 2016/17732
KARAR TARİHİ : 05.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabülüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı-karşı davalı, 5.000,00 TL alacağın, davalı-karşı davacı ise 1.820,97TL’nin tahsilini istemiş, mahkemece, 9.12.2014 tarihinde asıl davanın kısmen kabulü ile 4.000,00TL’nin yasal faizi ile davalı-karşı davacıdan tahsiline, birleşen davanın ise reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı-karşı davacının asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı-karşı davacının karşı davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; 14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nın 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2014 tarihinden itibaren 1.890,00TL’ye çıkarılmıştır. Anılan yasanın derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davalı tarafından temyiz edilen bölüm karar tarihi itibariyle 1.890,00 TL’yi geçmediğinden HUMK.nın 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davalı-karşı davacının asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davalı-karşı davacının karşı davaya ilişkin temyiz dilekçesinin REDDİNE, aşağıda dökümü yazılı 177,80 TL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.