Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/109 E. 2015/8607 K. 18.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/109
KARAR NO : 2015/8607
KARAR TARİHİ : 18.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, kredi kullanımı sırasında kendisinden haksız yere kesintiler yapıldığını ileri sürerek, 2.000,00 TL’nın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalıya tebligat yapılmış, cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu’nun 68/1. maddesine göre; değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur.Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz.Buna göre, Büyükşehir statüsünde bulunan illerde il tüketici hakem heyetleri 2.000,00 TL’nin altındaki ve 3.000,00 TL’nin üstündeki uyuşmazlıklara bakmayacaktır. Buralarda ikamet eden tüketicilerin, 2.000,00 TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda ilçe THH’lere, 3.000,00 TL’nin üzerindeki uyuşmazlıklarda ise tüketici mahkemelerine gitmesi gerekecektir.
Somut olayda davacı kredinin kullanılması sırasında kendisinden tahsil edilen 2.000,00 TL masrafa ilişkin talepte bulunmuştur. Dava tarihi itibariyle 2.000,00 TL kredi masrafına bakma görevinin tüketici hakem heyetine ait olduğu anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca mahkemece,dava değerinin 6502 sayılı yasanın 68. maddesi gereğince Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvuruda bulunmasını zorunlu kılan miktarda olduğu ve bu miktar için mahkemeye dava açılmasının yasa gereği mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA,(2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 18/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.