Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/12360 E. 2015/20775 K. 17.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12360
KARAR NO : 2015/20775
KARAR TARİHİ : 17.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, kendisi aleyhine … 5. İcra Müdürlüğü’nün 2011/5438 Esas, 2011/5439 Esas ve 2011/5440 Esas sayılı dosyalarında başlatılan takiplerde borçlu olmadığını, takibe dayanak havalelerin icra dosyasında alacaklı olarak görülen kişilerle girilen ticari ilişkiler sebebi ile yapıldığını, çeşitli zamanlarda verilen borç sebebi ile kendisine banka yolu ödeme yaptıklarını ileri sürerek icra takip dosyalarından borçlu olmadığının tespitine ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, yapılan ödemelerin davacının banka hesabında görüldüğünü; yapılan ödemelerle ilgili açılan İcra hukuk Mahkemesinde ödeme belgelerinin kabul edilmemesi sebebi ile davanın reddine karar verildiğini, İcra hukuk Mahkemesi’nin ret kararı ile birlikte ödemelerin davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verdiğini savunrak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ve davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmişti.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı hakkında başlatılan ilamsız icra takiplerinde borçlu olmadığının tespiti amacı ile eldeki davayı açmış, takibe konu ödemelerin icra dosyalarında davalıya temlik eden kişilerle girilen ticari ilişki sebebi ile elden verilen borç ödemesine ilişkin olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ise daha önce temlik eden … Ltd. Şti ve … aleyhine başlatılan … 6. İcra Müdürlüğü’nün 2010/13331 E icra dosyasına dayanak 40.000 TL bono için yapılan ödemeler sebebi ile … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2010/906 E. Sayılı dosyası için davacının hesabında görülen ödemeleri ileri sürerek kısmi itirazda bulunduklarını; ancak mahkemenin ödemelerin takibe dayanak bono için verildiği ispat edilemediğinden davanın reddine karar verildiğini bu sebeple yapılan ödemelerin davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, ödeme belgelerinin icra hukuk mahkemesindeki yargılama konusu bono ile ilgisi olmadığı davacı tarafça savunulduğundan ve icra mahkemesi tarafından da bu dekontların bono ile ilgisinin olmadığı belirtildiğinden ispat külfetinin davacıda olduğu ve davacı da borçlu olmadığını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Havale bir ödeme vasıtasıdır. Bu nedenle havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığına dair karine vardır. Somut olayda da davalı ödemelerin daha önce davacı tarafından başlatılan takibe ilişkin olduğunu;ancak ödemeye ilişkin iddiasının icra hukuk mahkemsince kabul edilmemesi sebebi ile yapılan bu ödenmelerin dayanaksız kaldığını savunmaktadır, davacı ise daha önce verdiği borca karşılık yapılan ödemeler olduğunu iddia ettiğine göre ispat külfeti davalıdadır. Mahkemece, ispat yükü ters çevrilerek davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine 2.bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 2,50 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 24.30 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 17.6.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.