YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12747
KARAR NO : 2015/11034
KARAR TARİHİ : 07.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tüketicinin açtığı tüketici kredisinden kaynaklanan alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kullanmış olduğu konut kredisini faiz oranlarının düşmesi nedeniyle yapılandırdığı sırada erken ödeme komisyonu adı altında kesilen masrafın iadesi talebinin reddine dair verilen Tüketici Hakem Heyeti kararına itiraz ederek iptalini ve 1.911,47 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalıca temyiz edilmiştir.
Davacı davalı bankanın, kullanmış olduğu Konut Kredisinin yapılandırılması sırasında erken ödeme komisyonu adı altında haksız tahsil ettiği bedelin iadesi talebinin reddine dair verilen Tüketici Hakem Heyeti kararının iptali ve 1.911,47 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili için eldeki davayı açmış olup, her ne kadar davalı banka tarafından, yapılan kesintinin taraflarca imzalanan sözleşme içeriğine uygun olarak tahsil edildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de; davalı 20.10.2014 tarihli mahkemeye gönderdiği tarihli cevabi yazısında; davacının, kullanmış olduğu konut kredisinin daha düşük faiz oranından refinansman edilmesi talebiyle başvurması üzerine kredisinin kapatılarak yeni bir kredi kullandırıldığını açıkça kabul etmiştir. Bu durumda erken ödemeden söz edilemez. Sabit faiz oranlı konut finansman kredilerinde, faiz oranlarındaki düşüş nedeniyle aynı bankadan olmak kaydı ile yeni faiz oranları üzerinden ödeme miktarları ve tarihlerinin yeniden yapılandırılmasına dair işlemin yasal mevzuat kapsamında erken ödeme niteliğinde bulunmayıp bu tür durumlarda, tüketicilerden yapılandırma ücreti veya komisyon adı altında yapılan tahsilatlarda da hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Dairemizin yerleşik kararlarında da vurgulandığı üzere, kredi veren bankayı yeniden yapılandırmaya zorlamak yasal olarak mümkün olmayıp bankanın kendi inisiyatifi ile yapılandırma işlemini kabul ettiğinin anlaşılmış olmasına göre, borç yapılandırmasını kabul eden bankanın, yapılandırma komisyonu adı altında yeniden ücret talep etmesinin yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, hal böyle olunca mahkemece, davalı banka tarafından davacıdan ne kadar yapılandırma ücreti tahsil edildiği tespit edildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 7.4.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.