Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/13175 E. 2016/10510 K. 14.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13175
KARAR NO : 2016/10510
KARAR TARİHİ : 14.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıya ait işyerinde işçi olarak çalışmakta iken kolunu silindire kaptırmak suretiyle yaralandığını, davalının işyerinde gerekli tedbirleri almaması nedeniyle kusurlu olduğunu, olay nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 150.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK.nun 297.maddesinde mahkeme hükmünün kapsayacağı hususlar düzenlenmiş olup HMK.nun 297/1-a maddesi gereğince hükmü veren mahkemenin ismi, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğinin hükümde yer alması gerekir. Öte yandan görev hususu kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi mahkemece resen dikkate alınması gerekir. Somut olayda, davanın İş Mahkemesi sıfatıyla açıldığı, mahkemece 30.10.2012 tarihli tensip tutanağında 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7/1. ve HMK.nun 447/1. maddeleri gereğince davada basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği halde yargılama sonunda Asliye Hukuk Mahkemesi olarak karar verildiği, bu durumda hükmün hangi sıfatla verildiği hususunda tereddüt oluştuğu anlaşılmaktadır. Az yukarda açıklanan yasal olgular dikkate alındığında, mahkemece davaya hangi mahkeme sıfatıyla bakılıp karar verildiğinin belirlenip tereddüte yol açılmayacak şekilde karar başlığına yazılması gerekir. Mahkemenin bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 2. bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde temyiz eden davacıya, peşin alınan 685,00 TL harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.