Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/13898 E. 2015/20081 K. 15.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13898
KARAR NO : 2015/20081
KARAR TARİHİ : 15.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, 03.06.2014 tarihinde 2.618,96 TL asıl alacak, 817,55 Tl işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.436,51 TL alacağın tahsili için icra takibinde bulunduğunu, davalının itirazı üzerine, takibin durduğunu ileri sürerek 2.618,96 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 2.618,96 Tl asıl alacak, 162,31 Ül işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.781,27 TL üzerinden devamına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu’nun 68/1. maddesine göre; değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz. Buna göre, Büyükşehir statüsünde bulunan illerde il tüketici hakem heyetleri 2000 TL’nin altındaki ve 3000 TL’nin üstündeki uyuşmazlıklara bakmayacaktır. Buralarda ikamet eden tüketicilerin, 2000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, 3000 TL’nin üzerindeki uyuşmazlıklarda ise tüketici mahkemelerine gitmesi gerekecektir.
Somut olayda davacı, davalı bankadan kredinin kullanılması sırasında kendisinden tahsil edilen 2.618,96 asıl alacak, 817,55 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.436,51 TL masrafın iadesi için 03.06.2014 tarihinde icra takibinde bulunmuş, davalı bankanın itirazı üzerine 18.09.2014 tarihinde itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. İcra takibinin yapıldığı 03.06.2014 ve itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı 18.09.2014 tarihi itibariyle 2.618,96 TL kredi masrafına bakma görevinin il tüketici hakem heyetine ait olduğu anlaşılmaktadır. Davacının icra takibinden önce söz konusu kesintinin iadesi için tüketici hakem heyetine başvurduğu anlaşılmakta ise, hakem heyetinin karar verdiği 20.09.2013 tarihi itibariyle 2.618,96 TL nin iadesine ilişkin karar delil mahiyetinde olup, bu kararın infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. İnfaz kabiliyeti bulunmayan tüketici sorunları hakem heyeti kararının 28.05.2014 tarihinden önce icra takibine konulması ve icra takibine itiraz edilmesi halinde icra takibi kendiliğinden duracaktır. İtiraz üzerine duran icra takibinin devamı için 28.05.2014 tarihinden sonra artık tüketici mahkemesinde itirazın iptali istemiyle dava açılması mümkün olmayacaktır. 28.05.2014 tarihinden önce delil mahiyetinde olan ve bu tarihten sonra da tüketici hakem heyetinin görevine giren uyuşmazlıklar için 28.05.2014 tarihinden sonra aynı alacakla ilgili olarak tüketici hakem heyetine yeniden başvuruda bulunulması zorunludur. Tüketici hakem heyetine başvurunun zorunlu olduğu hallerde icra takibi yapılmaksızın veya dava açılmaksızın öncelikle tüketici hakem heyetine başvurulması gerekir. Hal böyle olunca mahkemece, dava değerinin 6502 sayılı yasanın 68. maddesi gereğince Tüketici Hakem Heyetine başvuruda bulunmasını zorunlu kılan miktarda olduğu ve bu miktar için icra takibi yapılmasının veya mahkemeye dava açılmasının yasa gereği mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA,(2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.