YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14833
KARAR NO : 2015/20089
KARAR TARİHİ : 15.06.2015
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, davalı banka tarafından kampanya katılım bedeli, dosya yeniden yapılandırma ücreti ve masraf adı altında haksız kesintiler yapıldığını, bu kesintilerin tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının itirazın iptali talebinin kabulüne icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2.fıkrası hükmünce, İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetü olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan başka, alacağın likit vc belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabiı veya borçlu tarafından belirlenebilmesi İçin bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylcce borçlu taralından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur, öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, davalı borçlu tarafından itiraz edilip mahkemece kabul edilen asit alacak miktarı olan 2.350TL üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddedilmiş olması bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın hüküm başlıklı bölümünün 2.bendinde bulunan “Yerinde görülmemesi nedeniyle davacının icra inkar tazminatına ilişkin talebin reddine”’ sözlerinin karar metninden çıkarılarak yerine ‘‘Hükmedilen 2.350TL asıl alacağın %20’si oranında hesaplanan 470TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, 15/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.