Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/14924 E. 2016/6095 K. 29.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14924
KARAR NO : 2016/6095
KARAR TARİHİ : 29.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murisleri olan . .. ile davalıların kardeş olduklarını ve dava konusu taşınmaz üzerinde paydaş olduklarını, murisin ölümü ile mirasçısı olarak kendilerinin de davalılar ile birlikte paydaş durumuna geldiklerini, davalıların taşınmazın zemin katındaki işyerini yıllardır kiraya vermekte olup kendilerine paylarına düşen kiranın verilmediğini beyanla dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık dönemdeki kiranın tespiti ile payları oranında fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL sinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.

Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL.’ nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile tapudaki paylarına göre davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ait haklarının saklı tutulmasına, karar verilmiş; hüküm, davalılarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 
2-Davacılar murisleri ile davalıların aynı taşınmaz üzerinde paydaş olduklarını, bu taşınmazın zemin katının yıllardır kiraya verildiği halde kendi paylarına düşen miktarın davalılarca tahsil edildiği halde ödenmediğini beyanla alacaklarının tahsilini istemişler, davalılar ise, davacılar tarafından her ay kiraların tahsil edildiğini, kira borçlarının olmadığını ve ayrıca taşınmaz için yapılan masraf ve giderlere de davacıların hiç katılmadığını, ayrıca davacıların murisi Adem’ in ölmeden önce çektiği banka kredisi taksitlerini de kendilerinin ödediğini, dekontlarında kendi ellerinde olduğunu, tüm bu masraf kalemlerinin alacaktan mahsup edilmesinin gerektiğini savunmuşlardır. Davalının savunması karşısında mahkemece bilirkişiden rapor alınmış davacıların hak ettikleri kira alacağı tespit edilerek davalının savunmasında mahsubunu talep ettiği masraflar da hesaplanarak davacıların hakettiği kira bedelinden davacıların payı oranında mahsup edilmiştir. 16.4.2012 tarihli ek raporda makbuz asıllarına göre davalılarca davacıların murisi tarafından çekilen kredinin taksitleri olarak ödendiği tespit edilen 5.088,00 TL’ nin sadece 1.015,66 TL’ sinin alacaktan mahsup edildiği anlaşılmıştır. Davacıların murisi tarafından çekilen kredinin taksitlerinin davalılarca ödendiği mahkemeninde kabulünde olup dekontların asılları da davalıların elindedir. O halde mahkemece, davalılar tarafından Garanti Bankasından davacıların murisi … tarafından çekilmiş olan bireysel kredi için yapılan tüm ödemelerin davalılar elindeki dekont asıllarına göre hesaplanarak alacaktan mahsup edilmesi gerekirken yapılan ödemelerin sadece davacıların 210/1052 payı oranında mahsup edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Davalı tarafça mahsup talebi ile birlikte dosyaya dava konusu taşınmazdaki kiracılar ile ilgili açılmış olan tahliye davası için vekalet verilen avukata vekalet ücreti olarak yapılan ödemelere ilişkin serbest meslek makbuzları sunulmuş, mahsup hususunda alınan ek raporda bu masraf kaleminin hiçbir şekilde değerlendirilmediği anlaşılmıştır. Mahkemece, davalılar tarafından sunulan bu serbest meslek makbuzları değerlendirilerek, gerçekten makbuzlar karşılığı avukata bu taşınmazla ilgili açılmış olan dava ile ilgili ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılıp, eğer yapıldı ise davalıların yaptığı ödemelerin davacıların payı oranında alacaktan mahsubu gerektiği de göz önüne alınarak bu doğrultuda yapılacak değerlendirme sonrası hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentte açıklanan nedenler ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 29.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.