Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/1532 E. 2016/4237 K. 16.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1532
KARAR NO : 2016/4237
KARAR TARİHİ : 16.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, Dalyan Beldesinden 2006 yılında bir ev satın almaya karar verdiklerini, bu maksatla alım işleminde zarara uğramamak için kendilerini temsil etmek üzere davalı avukat ile anlaştıklarını, davalı ve dava dışı satıcı Servet Sarıkaya ile birlikte imzaladıkları “ev satış sözleşmesi” uyarınca “evin toplam satış fiyatının 30.000 GBP, ilk ödeme depozitin 9.000 GBP olarak 10.11.2006 tarihinde, kalan meblağ 21.000 GBP’nin ise tapu tesliminde satıcıya ödenmesi” hususlarında anlaşmaya vardıklarını, aynı tarihte davalıya noterden kendilerine ait banka hesaplarından para çekme yetkisini içeren vekaletname verdiklerini, davalının evin tapu devri yapılmadan hesaplarından 21/05/2007 tarihinde 10.000 GBP nakit çektiğini, 28/05/2007 tarihinde ise 11.000 GBP’yi harici satış sözleşmesinde satıcı olarak görünen Servet Sarıkaya’nın hesabına havale ettiğini, buna mukabil tapu devrinin gerçekleşmediğini, davalının sözleşme hükümlerine ve taraf olmadığı halde dava dışı satıcı ile aralarında imzalanan 21.05.2007 tarihli belgeye atfen talimat ve onayları olmadan hareket ettiğini ileri sürerek toplam 21.000 GBP’nin bankadan çekiliş tarihlerinden itibaren geçerli olmak üzere aynen ya da fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının bankaların dövize uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddi ile 11.000 GBP’nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.  
Dava, davalının, vekâlet görevini kötüye kullanması, özellikle de, vekilin özen ve sadakatle iş görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranması hukuksal nedenine dayandırılarak açılmıştır. Gerçekten de vekil, vekâleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür (BK md. 506/2). Eş söyleyişle, müvekkilin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. Vekilin hesap verme yükümlülüğüne, üçüncü kişilerden aldığı değerler öncelikle dâhildir. Belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması halinde vekilin, müvekkile karşı, onun bu yüzden uğradığı zararı tazmin yükümlülüğünün ortaya çıkacağı da çok açıktır.
Her ne kadar mahkemece, davalının ibraz ettiği 21.05.2007 tarihli belge nazara alınarak 10.000 GBP miktar yönünden davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş ise de, somut uyuşmazlıkta vekilin hesap verme yükümlülüğü bulunduğundan, davada ispat yükü vekil olan davalıdadır.
Somut olayda, taraflar arasındaki 18.10.2006 tarihli sözleşmede, tapu devri yapıldıktan sonra 21.000 GBP’nin dava dıış satıcıya ödeneceği açık bir şekilde hüküm altına alınmış olmasına rağmen 21.5.2007 tarihinde davalı tarafından henüz tapuda devir gerçekleştirilmeden davacıların hesabından 10.000 GBP çekilerek satıcı dava dışı Servet Sarıkaya’nın hesabına aktarılmış ve böylece davalı vekil özen ve sadakat görevine aykırı davranmıştır.
Hal böyle olunca vekâleti iyi bir surette ifa yükümlülüğü altında olan davalı vekilin 10.000 GBP’yi de davacılara iadesine ve bu suretle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı  gerektirir.  
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.