YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16146
KARAR NO : 2016/13014
KARAR TARİHİ : 12.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … vekili avukat Bekir Selçuk geldi. Temyiz eden davalı taraftan gelen olmadığından, onların yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının emlak görme belgesine dayalı olarak aleyhine icra takibi başlattığını, belgeyi imzalayan dönemin başkonsolosu Askar Shokybayev’in belgeyi konsolosluk adına imzalamadığını, taraflar arasında geçerli bir komisyon sözleşmesi bulunmadığını, ileri sürerek icra takibine konu alacaktan borçlu olmadığının tesbitine %20 oranında kötüniyet tazminatı ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı başkonsolosluğun, sözleşme tarihinde başkonsolosu olan ….’in imzaladığı 08.02.2011 tarihli emlak görme belgesin de gösterilen taşınmazın 01.10.2012 tarihinde konsolosluk binası olarak kiralandığı anlaşılmaktadır. Bina sözleşmesinde taşınmazın 3 katlı bahçeli müstakil bina olduğu yazılıdır. Davacı belgenin konsolosluk adına imza edilmediğini ileri sürmüştür. Her ne kadar sözleşmede konsolosluk adına imza atıldığı açıkça yazılı değilsede en yetkili kişinin gördüğü yerin daha sonra konsolosluk binası olarak kullanılmak üzere kiralandığı, taşınmazın bireysel kullanım için çok büyük olması gözetildiğinde sözleşmenin konsolosluk adına imzalandığının kabulü gerekir. M.K 2. maddesine göre herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorundadır. Mahkemece, belgenin davacıyı bağlayacağı kabul edilerek işin esası incelenerek sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.