YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16652
KARAR NO : 2015/19836
KARAR TARİHİ : 15.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı idare ile aralarında imzalanan sözleşme süresince 5510 sayılı yasada yapılan değişikliğin davalı tarafından yanlış yorumlandığını ve şirketin istihkaklarından haksız kesintiler yapıldığını, 5510 sayılı yasanın 81 maddesine eklenen bende göre sigorta primlerini düzenli ödeyen ve sigortasız işçi çalıştırmayan işverenleri teşvik etmek amacıyla sigorta pirim oranının %5 lik kısmının hazinece karşılanacağının belirtildiğini, müvekkilinin 5510 sayılı yasanın yürürlüğünden itibaren bu kanun gereğince 5 puanlık indirimleri uygulamak suretiyle sigorta primlerini tahakkuk ettirdiğini ve ödediğini, ancak davalı idarenin söz konusu pirim indirimlerini hak edişlerinden haksız olarak kestiğini ileri sürerek 10.860 TL nin en son kesinti tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ıslah ile talebini 12.700 TL ne çıkarmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 10.865,43 TL nin 03/05/2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacı şirkete verilmesine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, hak edişlerinden haksız kesinti yapıldığını ileri sürerek haksız yere kesinti yapılan 12.700 TL.nin en son kesinti tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, 10.865,43 TL nin 03/05/2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacı şirkete verilmesine karar verilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava konusu olayda davacı, kendi hak edişlerinden kesilen dava konusu miktarların ödenmesi için dava tarihinden önce davalıya ihtar çekerek onu temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmemiştir. Bu itibarla hüküm altına alınan miktara dava tarihinden itibaren faiz uygulanması zorunludur. Mahkemece, davadan önce davalının temerrüde düşmediği gözetilerek hüküm altına alınan miktara dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Harçlar Kanunu’ nun 13/j. maddesi gereği, davalı harçtan muaftır. Buna göre, davalıdan harç alınması ya da davacı tarafından yatırılan harçların yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesi mümkün değildir. Davalının harçtan muaf olması nedeniyle harçtan tutulması gerekirken, bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan “ 03/05/2010” rakamlarının hükümden çıkartılarak yerine “ dava” sözcüğünün, (3) numaralı bent uyarınca hüküm fıkrasının ikinci bendinin tümüyle hükümden çıkartılarak yerine “Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına” söz ve rakamlarının yazılmasına, hüküm fıkrasına yedinci bent olarak “ Davacıdan peşin olarak ve ıslah sırasında alınan toplam 192,77 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.