Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/17291 E. 2017/5055 K. 26.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17291
KARAR NO : 2017/5055
KARAR TARİHİ : 26.04.2017

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki devremülk sözleşmesinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ile 17.11.2011 tarihinde … Termal … Cenneti … ili … İlçesi 16 Pafta 1148 Parselde bulunan C Blok 27 nolu daireye ilişkin devre mülk sözleşmesi imzaladığını, 09 Şubat-23 Şubat tarihlerinde devre mülke gittiğinde blokların harabe eski ve köhne halde olduklarını gördüğünü, gönderdiği ihtarnameye cevap alamadığını ileri sürerek; ödemiş olduğu 6.000,00TL’nin faizi ile birlikte tarafına iadesine karar verilmesini istemiş, 15.5.2014 tarihli dilekçesi ile … … ..Ltd.Şti.’nin davaya dahil edilmesini istemiştir.
Davalı … Grup şirketi davanın reddini dilemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile; 6.000,00 TL’nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … Grup şirketi tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK.nun 294. maddesi gereğince mahkemece yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK.nun 297/2 maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu hükümler kamu düzeni ile ilgili olup, resen gözetilir.
Anılan yasa hükümleri dikkate alındığında somut olayda; dava iki davalı aleyhine açıldığı halde hüküm fıkrasında tahsile karar verilen miktarın “davalıdan tahsiline” denilmek suretiyle infazda tereddüt yaratacak şekilde müphem ve çelişkili hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, açıklanan yasa hükümleri doğrultusunda hangi davalı hakkında ne şekilde karar tesis edildiği açıklanarak, infazda tereddüt yaratmayacak şekilde yeniden karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmediğine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.