YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17574
KARAR NO : 2016/13079
KARAR TARİHİ : 16.05.2016
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat .. ile davalılar…. ve diğerleri vekili avukat …..’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı yüklenici şirketlerin ortak olarak inşaa edecekleri “…. projesinden bir villa satın aldığını, taşınmazın su izolasyonunun tekniğine uygun yapılmaması nedeniyle gizli ayıplı olduğunu, ayıp ihbarında bulunduğunu ve tespit yaptırdığını ancak bir sonuç alamadığını ileri sürerek ayıbın giderilmesi için harcanan bedel ve taşınmazı kullanamadığı sürede oluşan kira kaybı olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 76.502,00-TL tazminatın ticari avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı ve davanın zamanaşımında olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, bu şekilde kararın gerekçe bölümünde davanın hem esastan hem de usulden red sebepleri açıklanmış, hüküm kısmında ise, sadece davanın reddi denilmiştir. Bir davada usul yönünden red sebepleri var ise, davanın usulden reddine karar verilmekle yetinilmesi gerekir. Davanın hem usulden hem de esastan reddine karar verilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.