Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/1870 E. 2015/30871 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1870
KARAR NO : 2015/30871
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

MAHKEMESİ : . Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, 1989 yılında Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutularak Türkiye’ye geldiğini, Devlet bakanlığınca hazırlanan göçmen evleri projesi kapsamında borçlandırılarak konut satın aldığını, bu bağlamda 10.00.TL peşinat ödediğini, bu ödemenin konut maliyetinden düşülmesi gerekirken düşülmediğini ileri sürerek, bu ödemenin güncelleştirilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 7.000.00.TL’ nın yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiş, ıslah ile talebini 13.629.86.TL’ye çıkartmıştır.
Davalı, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu ve davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemenin, bilirkişi raporu hükme esas alınarak toplam 13.629.86.TL.’ nın davalıdan tahsiline dair 28.03.2011 tarih ve 2010/831 Esas 2011/221 Karar sayılı kararının davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuş; mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemenin 28.03.2011 tarih ve 2010/831 Esas 2011/221 Karar sayılı kararının davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.12.2011 tarih ve 2011/8735 Esas 2011/20067 Karar sayılı ilamı ile araştırmaya yönelik olarak bozulmuş; mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra mahkemece, bilirkişiden ek rapor alınmış, bilirkişi ek raporunda mahsubun yapılıp yapılmadığı yönünde terditli olarak görüş bildirmesi ve eksikliklerin giderilmesi istenmesi üzerine taraflardan varsa belgelerin ibrazı ile belgelerin gelmesinden sonra yeniden ek rapor alınmasına karar verilmesine rağmen bu yöndeki ara karar gereği de yerine getirilmeden bu kez emsal dosyalar dikkate alınarak davacının aldığı konut için yatırdığı avansın mahsup işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysaki mahkemece uyulmasına karar verilen ve usuli kazanılmış hak durumu oluşturan Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda taraflardan ve ilgili kurumlardan celbedilen yazı ve belgeler üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken önceki bilirkişiden ek rapor alıp, mahsup işleminin yapılıp yapılmadığı somut olarak kanıtlanmadan bilirkişi ek raporundaki eksikliklerin giderilmesi gerektiği de dikkate alınmadan sadece celbedilen yazılar ve belgelerdeki soyut ifadeler ve emsal dosyalar üzerine varsayıma dayalı olarak ödenen peşinatın mahsup edildiğinin kabulü yürürlükteki mevzuata ve evrensel hukuk ilkelerine aykırıdır. Bu durum Anayasa Mahkemesi’ nin 17.07.2014 tarih ve 2013/4495 Başvuru sayılı ilamında da açıkça belirtilmiştir. O halde mahkemece, ödenen peşinatın mahsup edilip edilmediği yönünde, tüm belgeler üzerinde taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, ödenen peşinatın mahsup edildiği somut olarak kanıtlandığı takdirde davanın reddine şayet mahsup işlemi somut olarak kanıtlanamıyorsa davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda yanlış gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2.bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.