YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19498
KARAR NO : 2016/10378
KARAR TARİHİ : 13.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı … Tur Organizasyon Turizm İnş. Tic. Ltd. Şti.’nin diğer dava dışı …Otel İşletmeleri Turizm İnş. Tic. Ltd. Şti’nin malik olduğu taşınmaz üzerinde yapılacak termal tesis projesinin satışı konusunda yetkili satıcı olduğunu belirterek kendisi ile “Yalova … Hisseli Gayrimenkul Satış Sözleşmesi” başlığı taşıyan matbu sözleşmeyi imzaladığını, peşinat olarak 25200 TL ödediğini, sözleşmeye konu taşınmazın adına tapuda devrinin 30.09.2013 tarihinde gerçekleştiğini, ancak sözleşme ile kararlaştırılandan başka ada ve parselde daha küçük bir dairenin teslim edildiğini ileri sürerek sözleşmenin feshi ile ödediği bedelin tahsili için başlattığı icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, cevap vermemiştir.
Mahkemece; davanın ayıplı bağımsız bölümün iadesiyle bedelin tahsiline ilişkin olması ve bağımsız bölüm tapusunun iptaline dair karar verilmeden, itirazın iptali davasının çözümlenmesinin imkansız olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı şirket arasında 14.08.2013 tarihli hisseli gayrimenkul satış sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin konusunu teşkil eden tapunun davacıya devredildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf olmayıp; bu husus, mahkemenin de kabulündedir. Mahkemece, davacının ayıplı bağımsız bölümün davalıya idadesi şeklindeki talebinin tapu iptal ve tescil davasında çözümleneceğinden, açılan davanın yerinde olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki davacının bu davadaki talebi tapu iptal ve tescil değil, sözleşmenin iptaliyle, ayıplı mal nedeniyle davalıya ödediği bedelin tahsiline ilişkindir. Davacı, sözleşmeyi benimsemiş ise, ayıp iddiasının araştırılması da gerekir. Bu itibarla, eldeki davanın taşınmazın aynına ilişkin dava gibi değerlendirilmesi hatalıdır. Hal böyle olunca mahkemece açılan davanın esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 13/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.