YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19969
KARAR NO : 2015/19685
KARAR TARİHİ : 11.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalının 16.06.2002 tarihli ibraname ile kendileri adına dava dışı …vekilinden 4.225,00TL aldığını ancak aldığı bu bedeli gizlediği gibi kendilerine ödemekten imtina ettiğini, bu nedenle başlatılan icra takibine ise haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %40 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı-alacaklıların davalı-borçluya karşı açtıkları itirazın iptali davasının kısmen kabulune, kısmen reddine, dava konusu… İcra Müdürlüğünün 2003/408 esas sayılı icra takibinin, 805,02TL asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, dava konusu alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacılar, eldeki dava ile, kendilerini birkaç davada temsil eden davalı avukatın, bir kısım alacaklarını tahsil etmesine rağmen kendilerine ödememesi nedeniyle başlattıkları icra takibine itirazın iptalini istemişlerdir. Davalı avukat ise, tahsil etmiş olduğu parayı, davacıları temsil ettiği davalar nedeniyle yaptığı masraflar ve vekalet ücretine mahsuben yedinde tuttuğunu savunmuş; mahkeme ise, 02.05.2013 tarihli bilirkişi raporuna itibar ederek, davalı avukatın davacılara 805,02TL borcunun olduğunu kabul etmiştir. Mahkemece, 02.05.2013 tarihli bilirkişi raporuna işaret edilmek suretiyle, davalı avukat tarafından tahsil edilen paradan, yapmış olduğu masraflar ve vekalet ücretlerinin mahsubundan sonra 805,02TL borcun kalacağı benimsenmiş ise de, anılan bilirkişi raporu incelendiğinde, “Tartışma konusu olan, …Asliye Hukuk Mahkemesi’nin, 1995/319, 1998/72, 1999/262, 2000/113 Esas sayılı dosyaları asıl dosya içinde bulunmadığından inceleme ve değerlendirmelerimiz dosyada mevcut bilgiler üzerinden yapılacaktır. … İcra Md.lüğü’nün, 2003/408E. sayılı dosyası dosya içinde bulunmadığından, davalı tarafından bu dosyaya yapılan itiraz ve itiraz sonucu icra memurunun işlemi de incelenememiştir.” denildiği görülmektedir. O halde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yeterli ve ikna edici bir incelemenin olmadığı açık olduğundan, mahkemece, ilgili tüm dosyaların celbinden sonra oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi kurulundan, dosyadaki tüm çelişkileri giderici, nedenlerini açıklayıcı, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, gerekli mahsuplar yapıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma sebebine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenle tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacılar ve davalıya iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11.6.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.