YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21358
KARAR NO : 2015/29921
KARAR TARİHİ : 13.10.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki müdahalenin men’i davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında imzalanan 01.09.2005 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi hükümleri gereğince taşınmazın davalıya teslim edildiğini, fakat davacının sözleşmede belirlenen bedeli ödemeyerek yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek , sözleşmenin feshi ve taşınmaza el atmanın önlenmesi ile taşınmazın tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, duruşmalara katılmamış, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece taşınmazda kira karşılığı dava dışı şahsın ikamet ettiğinin bildirildiği, taşınmazı fiilen kullanmayan davalı hakkında taşınmazın tahliyesine karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasında taşınmaz satışına ilişkin yapılan sözleşmeye aykırı hareket edildiği iddiasına dayalı olarak yapılan fesih ve satışa konu taşınmaza vaki elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Davacı ile davalı arasında 01.09.2005 tarihinde yapılan Gayrimenkul Satış Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin 9.1. maddesinde “ Alıcı Sözleşmeden veya yasalardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmezse ve İDARE’nin yazılı ihtarına rağmen ihtar tarihinden itibaren 20 (yirmi) gün içerisinde yerine getirmezse veya 20 (yirmi) gün içerisinde yerine getirse bile bu durum bir takvim yılı içinde iki kez tekrar ederse İDARE işbu Sözleşmeyi feshedebilir. Bu durumda Sözleşmeye aykırılığın doğduğu tarihten itibaren hiçbir ihtara gerek kalmaksızın İDARE’nin faiz/tazminat talep etme hakkı saklıdır” şeklinde düzenleme yapılmış olup, bu sözleşmenin imzalanmasından önce sözleşme örneğinin davalıya verildiği, davalı tarafından sözleşmenin incelendiği ve inceleme sonrasında davalının sözleşme hükümlerini kabul ederek imzalamak suretiyle taşınmaz satış sözleşmesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan sözleşmenin 9.1. maddesinde yer alan düzenleme haksız şart niteliğinde de bulunmamaktadır. Davalının dava tarihi itibariyle 36 adet ödenmemiş taksidinin bulunduğu hususunda taraflar arasında ihtilafta yoktur. Davacı idarenin ödenmeyen taksitlerden dolayı davalıya 08.02.2013 ve 08.04.2013 tarihli ihtarnameler gönderdiği ve ihtarnamelerin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği ve bu bağlamda tarafların serbest iradeleriyle imzalanan sözleşmenin 9.1.maddelerindeki fesih koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Davacı eldeki davada, davalının taşınmazdan tahliyesini istediği gibi, sözleşmenin feshinide talep etmiş olup, yukarıda açıklandığı üzere sözleşmenin fesih koşullarının oluştuğu sabit olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde iadesine, 13/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.