YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22388
KARAR NO : 2015/32217
KARAR TARİHİ : 05.11.2015
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; davalılardan … ile davacı arasında … Yenileme Projesi kapsamında bir sözleşme yapıldığını, ancak sözleşmeye uyulmadığını, zira kura çekilişi sonucuna göre dairelerin teslimi konusunda hile yapılmış olabileceğini, sözleşmeye aykırılık olduğunu bildirerek kendilerinden sözleşmeye aykırı olarak talep edilen bedelin ödenmemesi yolunda karar verilmesini, geç teslim nedeni ile davalılardan cezai şart niteliğinde emsal kira bedeli tespit edilip ödeme yapılmasını, ayrıca kura çekiminin iptali ile yeniden 118.72 m2 veya üstü büyüklüğe sahip daireler arasında kendileri lehine yeniden kura çekilmesini istemiştir.
Davalılara tebligat çıkartılmamıştır.
Mahkemece, sözleşmenin tüketici işlemi sayılamayacağı, bu nedenle tüketici mahkemesinin görevli olmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin usulden reddine, Süresinde ve istek halinde dosyanın görevli … Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında konut satışına ilişkin sözleşme imzalandığı, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
Dava ve karar tarihinde yürürlükte olan 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, uyuşmazlığın esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.