Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/22622 E. 2015/34219 K. 23.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22622
KARAR NO : 2015/34219
KARAR TARİHİ : 23.11.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tüketicinin açtığı menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, taraflar arasında düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereğince davalı şirketin inşa ettiği ….lu bağımsız bölüm için 24.11.2009 tarihinde satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, peşinat olarak 49.000 TL ödediğini, kalan 79.000 TL’nin ise daire tesliminde ödeneceğinin karara bağlandığını, daire teslim edilmediği için bonoyu vadesinde ödemediğini, ancak daha sonra davalı şirketin talebi üzerine 79.000 TL bedelli bonoya mahsuben bir miktar daha ödeme yaptığını, toplamda 88.500 TL ödeme yapıldığını, buna rağmen dairenin yine teslim edilmediğini kalan 39.500 TL için ise 30.12.2012 tarihli bono düzenlendiğini belirterek 88.500 TL’nin davalıdan ticari faizi ile birlikte tahsiline, 38.500 TL yönünden de borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, eldeki davanın dava dilekçesinde davalıdan daire satın aldığını, toplamda 88.500 TL ödeme yaptığını, kalan 39.500 TL için senet düzenlendiğini, ancak dairenin süresinde teslim edilmediğini ileri sürerek ödediği bedelin tahsili, ödenmeyen ve senet düzenlenen 39.500 TL yönünden ise borçlu olmadığının tespiti istemiştir. Dava açıldıktan sonra davalı tarafından, dava konusu dairenin yerine başka bir daire verilmesi nedeniyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yerolmadığına, taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına karar
verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6/1.maddesine göre; “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.” Buna göre ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra davanın konusuz kalması nedeniyle, davanın açılmasına davalının sebep olması nedeniyle yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine dava değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle; hüküm fıkrasının 2.bendinde yer alan “Taraflar lehine ve aleyhine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına” cümlesinin hükümden çıkartılarak yerine “ Davacı yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifsi uyarınca hesaplanan 12.640 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.