Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/2334 E. 2016/5776 K. 24.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2334
KARAR NO : 2016/5776
KARAR TARİHİ : 24.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı şirket ile 23/02/2014 tarihli 17.100,00 TL bedelli devre tatil sözleşmesi imzaladıklarını tatil hakkını kullanmadan 04/03/2014 tarihinde davalı şirkete ihtarname göndererek cayma hakkını kullandığını ve düzenlenen senetlerin iadesini istediğini, ancak sonuç alamadığını ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile senetlerin iptalini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne denildikten sonra, sözleşmenin feshi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalıya verilen 60 adet senetin iptaline, senetlerin davacıya iadesine karar verilmiş; hüküm, davalı avukatınca temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK’nun 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nun 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK’nun 298/2. maddesi gereğince de, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün de birbirine uyumlu olması gerekir. Aksi, Anayasanın 141. maddesi ile HMK.nın yukarda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görevdir.
Somut olayda kararın hüküm kısmında davanın kısmen kabulüne denildikten sonra, sözleşmenin feshi isteği bakımından karar verilmesine yer olmadığına, senetlerin iptaline yönelik isteğin ise kabulüne karar verilmiştir. Bu husus, hükümde yer alan karar maddelerinin birbirine uygun olması, çelişki oluşturmaması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 292,03 TL harcın istek halinde iadesine, 24/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.