Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/23457 E. 2015/30866 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23457
KARAR NO : 2015/30866
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

Tasfiye Halinde ……. vekili avukat … ile 1-…, 2-…… vekili avukat … aralarındaki dava hakkında …… Tüketici Mahkemesinden verilen 26/04/2013 tarih ve 2013/423-2013/379 sayılı hükmün Dairenin 26/01/2015 tarih ve 2014/8374-2015/1176 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

KARAR

Davacı, davalı borçluların dava dışı …… ile birlikte müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile …….. kredisi ve borçlanma sözleşmesi imzaladıklarını, kredi taksitlerinin süresinde ödenmemesi üzerine,borcun ödenmesi isteği ile 14.04.1999 tarihinde …. Noterliği’nin ….. yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğ edildiğini,daha sonra ise ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların borca itiraz ettiklerini ileri sürerek,itirazın iptali ile % 40 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
Davalılar, zamanaşımı itirazı ile davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, ….. Kredisi Borçlanma Sözleşmesi’nin 27.05.1998 tarihli olup takip tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen hükmün davacı tarafından temyizi üzerine de dairemizin 26.01.2015 tarih, 2014/8374 esas, 2015/1176 karar sayılı ilamı ile onanmış, davacı bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Her ne kadar mahkemece,davalı kefiller tarafından imzalanan ve takip konusu borca ilişkin ….. Kredisi Borçlanma Sözleşmesi’nin 27.05.1998 tarihli olup takip tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de,dava konusu bankanın alacağı 4389 sayılı Bankalar Kanunu,bu kanuna 5020 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile eklenen Ek 5. madde kapsamında kalmakta olup aynı madde ile Hazine ve Fon alacaklarına uygulanan hükümlerin davacı banka alacağı içinde uygulanacağının kabul edildiği, buna göre 5020 sayılı Kanun’un Ek 3. maddesinde yer alıp 5411 sayılı Kanun’un 141. maddesi ile aynen kabul edilen 20 yıllık zamanaşımı süresi davacı banka alacakları içinde geçerli olup 5411 sayılı Yasa’nın 16. maddesi uyarınca geçmişe etkili olarak uygulanacağından, sözkonusu bahsedilen yasaya göre mahkemece herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığı anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca, mahkemece 5020 sayılı Kanun’un Ek 3. maddesinde yer alıp 5411 sayılı Kanun’un 141. maddesi hükümlerinin değerlendirilmek suretiyle taraf delilleri toplanıp hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup kararın bu nedenle bozulması gerekirken sehven onandığı bu kez yapılan incelemeden anlaşıldığından, davacı tarafın karar düzeltme talebinin kabulüyle kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme itirazlarının kabulü ile,dairemizin 26.01.2015 tarih 2014/8374 esas ve 2015/1176 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 21/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.