Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/24150 E. 2015/29495 K. 12.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24150
KARAR NO : 2015/29495
KARAR TARİHİ : 12.10.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı bankadan değişik tarihlerde kredi kullandığını, bu krediler nedeniyle kendisinden dosya masrafı ve değişik adlar altında kesintiler yapıldığını, söz konusu kesintilerin haksız olduğunu ileri sürerek, ıslahen 4171,00 TL’nin avans faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı bankadan kullandığı krediler nedeniyle tahsil edilen masraf bedellerin iadesi talebiyle eldeki davayı açmıştır. Davacının kullanmış olduğu kredilere ilişkin belgelerin incelenmesinden 25.10.2007 ve 1.6.2010 tarihli kredilerin genel nakdi (ticari) kredi olduğu anlaşılmaktadır. Davacının, davalı bankadan kullandığı ticari krediler nedeniyle alınan masrafların iadesine ilişkin davalar, ticari dava niteliğindedir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/3. Maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Taraflar arasındaki 25.10.2007 ve 1.6.2010 tarihli kredilere ilişkin uyuşmazlık ticari krediye ilişkin olup, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalmadığına göre davaya bakmaya Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek 25.10.2007 ve 1.6.2010 tarihli ticari kredisi sözleşmelerine dayalı taleple ilgili tefrik kararı verildikten sonra bu kredilere ilişkin görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, bu kredi sözleşmelerine ilişkin talepler hakkında da yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.