Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/2419 E. 2015/9020 K. 23.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2419
KARAR NO : 2015/9020
KARAR TARİHİ : 23.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalıların kaçak su kullandığını, tahakkuk eden bedeli ödemediğini, davalılar aleyhine yapılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalıların itirazının iptaline, icra takibinin devamına ve %40 icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davada taraf ehliyetlerinin bulunmaması nedeniyle usulden ve esastan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, usule ilişkin önceki tarihli hükmün bozulması üzerine, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalı … yönünden taraf sıfat yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı Altıntop İş Hanı Yönetimi hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun 5. icra Müdürlüğünün 2006/13767 sayılı dosyasında asıl alacağın 1.433,70 TL’lik kısmına yönelik itirazının iptaline, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de oluşturulan hüküm davanın niteliğine, yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Davalı Altıntop İş Hanı Yönetiminin 26.7.1989 tarihli sözleşme ile 388903 nolu su abonesi olduğu, 6.9.2006 tarihli “kaçak su tutanağı”na göre aylık 250 m3 olmak üzere 3 aylık 750 m3 normal su tutarı ile aynı miktarda (750 m3) atık su bedelinin toplamı üzerinden 6 katı cezalı bedel tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, zarar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, davalı tarafın kullandığı kaçak su bedeline ilişkin cezai düzenlemenin 2008 yılında yürürlükten kaldırıldığını ve tutanak tarihinde yürürlükte bulunmadığını, davalının kuyu suyu kullanımı nedeniyle sadece atık su tutarı üzerinden hesaplanan atık su bedelinden sorumlu olacağını ve 6 kat uygulamalı cezai müeyyideden sorumlu bulunmadığı gerektiği açıklamıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, tutanak tarihinde yürürlükte bulunan ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 59.maddesi hükmünde, yeraltı ve yer üstü su kaynakları ile su şebekesinden İdarenin bilgisi dışında su kullanılması halinde kullanılan su miktarının 6 kat cezası ile birlikte iş yeri tarifesine göre tahakkuk ettirileceği öngörülmüştür. Ancak tarifede, “atık su bedeli” için ceza uygulanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Mahkemece, bilirkişi raporuna atıf yapılarak davalının sadece kullandığı (atık) su miktarı ile sorumlu olduğu ve normal tarife üzerinden hesaplanan su bedelini ödenmesi gerektiği, bu nedenle 6 kat ceza uygulanmasının yerinde olmadığı kabul edilerek, anılan yönetmeliğe aykırı şekilde kullanılan su bedeli üzerinden hesaplanan miktara hükmedilmiştir. Davalının, abone olarak idarenin bilgisi dışında kaçak su kullandığı 6.9.2006 tarihli tutanak ile sabit olmasına göre, davalının bu eyleminin yönetmeliğe göre kaçak su kullanımı olarak değerlendirilmesi ve yönetmelik hükümleri dikkate alınarak cezalı bedel üzerinden kaçak su bedeline hükmedilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Yasal düzenlemelere aykırı biçimde karar verilemez. (HGK.nun, 5.10.2012 gün ve 2012/7-242 E. 2012/651 K sayılı ilamı da bu yöndedir.)
Hal böyle olunca, mahkemece az yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, “normal su tutarı” üzerinden hesaplanacak kaçak su bedelinin tarife hükmü gereğince 6 kat cezalı olarak, “atık su tutarı” için ise ceza uygulanmaksızın hesaplama yaptırılması yönünde bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle ve yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 85,20 TL harcın davalılara, 21,15 TL’nin davacıya istek halinde iadesine, 23.3.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.