Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/24391 E. 2015/24441 K. 02.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24391
KARAR NO : 2015/24441
KARAR TARİHİ : 02.09.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankanın Manavgat şubesinden 20/03/2012, 27/02/2013, 25/08/2010, 20/01/2011, 21/03/2013 ve 26/06/2013 tarihlerinde araç, konut ve ihtiyaç kredileri şeklinde çeşitli miktarlarda krediler kullandığını, davacının kullanmış olduğu bu krediler nedeniyle davalı bankanın 3.982,36.TL ücret kesintisi yaptığını belirterek haksız yere yapılan bu kesintilerin kesinti tarihi itibariyle hesaplanacak faizi ile birlikte davalı bankadan tahsilini istemiş, 05.05.2015 tarihli duruşmada talebini ıslah ederek; 3.964,95.TL kesinti ile 1.527.TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.491,95.TL’ne çıkarmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı tarafın davasının kabulü ile, 3.964,95.TL komisyon ve ücretler kesintisi toplamı ile 1.527 TL işlemiş faiz toplamı 5.491,95.TL’nin dava tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş hüküm;davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, kullandığı krediler nedeniyle kendisinden haksız yere kesilen 3.982,36 TL ile 1.527 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.491,95 TL nin tahsili istemiyle eldeki davayı açmış, Mahkemece de davanın kabulüne, 5.491,95 TL nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş bulunulmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yoksa anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak icra takibi var ise takip tarihinden, yok ise dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava konusu olayda, davacı dava tarihinden önce ihtarname çekerek davalıyı temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmemiştir. Bu itibarla davacının işlemiş faizi talep etmesine olanak yoktur. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek talep edilen işlemiş faizin reddine karar verilmesi gerekirken, işlemiş faizin de kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yerolmadığına, peşin alınan 100,75 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.