YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24683
KARAR NO : 2015/24544
KARAR TARİHİ : 02.09.2015
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı bankanın şubesinden 13/04/2011 tarihinde 367 TL ve 19/03/2010 tarihinde 525 TL tahsis komisyonu ücreti tahsil ettiğini, davalı bankanın başka bir şubesinden kredi kullanım sırasında 27/07/2005 tarihinde 648,57 TL komisyon ve 21/07/2005 tarihinde 750,00 TL konut sigortası masrafı tahsil ettiklerini, yapıldığı iddia edilen masrafların gerçek olmadığı gibi bunlara ait harcama faturalarının da bulunmadığın ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.300 TL nin haksız kesintilerin yapıldığı tarihten itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 29.10.2014 tarihli dilekçe ile talebini ıslah ederek 2.298,50 TL ne çıkarmıştır.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir
2- Davacı eldeki dava ile, kendisinden haksız yere tahsil edilen toplam 1.300 TL’nin kesinti tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 29.10.2014 tarihli dilekçe ile talebini ıslah ederek 2.298,50 TL ne çıkarmıştır. Mahkemece hükmedilen alacak miktarına dava tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır. 6098 sayılı B.K.’nun 117.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacının, davalıyı, dava tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarı söz konusu olmadığı halde, mahkemece hükmedilen alacak miktarına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Öyle olunca, Mahkemece, hükmedilen alacağın dava dilekçesinde talep edilen 1.300 TL.sine dava, ıslah edilen 998,50 TL.sine ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ : Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle gerekçeli kararın hüküm fıkrasında yer alan “2.298,50-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin tümüyle hükümden çıkartılarak yerine “ 2.298,50 TL alacağın 1.300 TL sinin dava, 998,50 TL sinin ıslah tarihi olan 29.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan 157,01 TL kalan harcın istek halinde iadesine, 02/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.