Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/24971 E. 2015/33198 K. 16.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24971
KARAR NO : 2015/33198
KARAR TARİHİ : 16.11.2015

… vekili avukat … ile ….. vekili avukat … aralarındaki dava hakkında …. Asliye Hukuk Mahkemesinden (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 20/11/2014 gün ve 2014/340-2014/209 sayılı hükmün davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu.

KARAR
Dava, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 70. maddesi gereğince Tüketici Hakem Heyeti tarafından verilen kararın iptali isteğine ilişkindir. Anılan Yasanın 68/1.maddesine göre; “Değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz.” Aynı Yasanın 70/5.maddesine göre; “Tüketici hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.” Mahkemece yasanın 70/4. maddesi gereğince yapılan inceleme sonucu verilen karar kesin olup bu karara karşı tarafların temyiz hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle tarafların temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan 181,56 TL harcın istek halinde iadesine, 16/11/2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacı, davalı bankadan kullandığı kredi için masraf adı altında alınan bedellerin iadesi için İl hakem Heyetine müracaat ettiğini, 9.7.2014 tarih ve 1073048/15357 sayılı kararla faiz dışı tüm kesintilerin iadesine karar verildiğini, ancak hakem heyetine davalı tarafından belge sunulmadığından miktarın tespit edilemediğini, bu yüzden hukuka aykırı kesintilerin tespiti ile şimdilik 10,00 TL nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüyle 2658 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı yanca temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, Tüketici Hakem Heyetinin verdiği infazı kabil olmayan karara karşı itiraz yoluna başvurmadan dava değeri yargılamada 2658, TL çıkan alacakla ilgili Tüketici Mahkemesinin görevli olup olmadığına, mahkeme kararının hakem heyeti kararına itiraz niteliğinde verilen bir karar olup olmadığına ilişkindir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasanın “Karar ve karara itiraz” başlıklı 70. maddesinde (1) İl ve ilçe tüketici hakem heyetinin verdiği kararların tarafları bağlayacağı, (2) tüketici hakem heyeti kararlarının 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre taraflara tebliğ edileceği, tüketici hakem heyetinin kararlarının, İcra ve İflâs Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirileceği, (3) tarafların, tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebileceği, İtirazın, tüketici hakem heyeti kararının icrasını durdurmayacağı, ancak talep edilmesi şartıyla hâkim, tüketici hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabileceği, (4) itiraz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı itirazın kabul edilmesi gerektiği veya kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılamayı gerektirmediği takdirde tüketici mahkemesi evrak üzerinde, kararı değiştirerek veya düzelterek onama kararı verebileceği, tarafların kimliklerine, ticari unvanlarına ait yanlışlıklarla, yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıkları hakkında da bu hükmün uygulanacağı, kararın, usule ve kanuna uygun olup da gösterilen gerekçe doğru bulunmazsa, gerekçe değiştirilerek veya düzeltilerek onanacağı, (5) Tüketici hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği kararın kesin olduğu, (6) tüketici hakem heyetlerinin tüketici lehine verdiği kararlara karşı açılan itiraz davalarında, kararın iptali durumunda tüketici aleyhine, avukatlık asgari ücret tarifesine göre nisbi tarife üzerinden vekâlet ücretine hükmedileceği” düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı kredinin kullanılması sırasında kendisinden tahsil edilen masrafın tespiti ve iadesi için eldeki davayı açmadan önce banka aleyhine …. Tüketici Hakem Heyetine başvurmuş, …..hakem heyeti 9.7.2014 tarihinde banka tarafından belge sunulmadığı gerekçesiyle miktar içermeyen ve dolayısıyla infazı kabil olmayan bir karar vermiştir. Davacının bu karara karşı itiraz yoluna başvurmak yerine fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 10 TL lik kısmi dava açması sonucu mahkemece toplanan delillere göre davanın kabulüne karar verilmiştir. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu’nun 68/1. maddesine göre; değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz. Hemen belirtilmelidir ki yasanın emredici ve açık hükmü karşısında dava tarihi itibariyle 2.658,00 TL tüketici kredisi masrafına ilişkin davaya bakma görevinin aynı yasanın 68. maddesi gereğince Tüketici Hakem Heyetine ait olup bu miktarın tahsili ile ilgili davada mahkemenin görevli olması mümkün değildir. Görev kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilir. Kaldı ki somut olayda olduğu gibi dava, hakem heyeti kararına itiraz olarak değerlendirilse bile hakim duruşma açarak ve delil toplayarak itirazı inceleyemez. Kanunda açıkça belirtildiği üzere evrak üzerinden inceleme yapıp, karar verebilir. Hal böyle olunca davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Tüm bu nedenlerle davacının temyiz isteğinin kabulüne karar vermek gerekirken usulen yapılmış bir itiraz olmadan davayı hakem heyeti kararına itiraz olarak değerlendiren ve Yasanın 70/5 maddesi uyarınca itiraz üzerine verilen kararların kesin olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar veren çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum.