YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/25571
KARAR NO : 2015/30908
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı eczacı olduğunu, 21.11.2008 ve 3.12.2008 tarihli 2 adet reçete ile ilgili sahte rapor bulunduğundan, ayrıca hasta ifadesine göre reçeteye konu ilaçları almadığı ve reçete arkası imzaların hasta ve yakınına ait olmadığı gerekçeleri ile sözleşmenin 6.3.19,6.3.10 maddeleri uyarcınca 2 yıl süre ile sözleşmenin fesih edildiğini ve 13017,80 TL para cezası uygulandığını, haksız ve tek taraflı fesih işlemi ile para cezasının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalının davacı tarafa sözleşmenin 6.3.3 ve 6.3.10 maddesi gereğince uygulanan cezai şart işlemlerinin iptaline, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, taraflar arasındaki protokole aykırılık nedeni ile uygulanan cezai işlemlerin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile iptali istemine ilişkindir. Davacı, bahsi geçen reçetelerdeki sahteliği anlamasının mümkün bulunmadığını, bu reçetelerin üçüncü kişilerin dahilinde kuruma fatura edildiğini, bu nedenle de hakkında fesh ve cezai işlemin uygulanamayacağını ileri sürmüştür. Davalı davanın reddini dilemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Reçete sahibi hasta ………… 11.07.2011 tarihli ifadesinde, muayene olmadığını, ilaç yazdırmadığını, iki reçeteyi de imzalamadığını, reçeteye konu ilaçları almadığını, beyan etmesi üzerine davalı kurum tarafından davacı eczacıya 19.08.2013 tarihli yazı ile protokolün 6.3.3,6.3.10 ve 6.3.19 maddeleri uyarcınca ceza uygulaması yapılmıştır. Dava konusu reçetelerin, 3. kişiler tarafından sahte olarak tanzim olunduğu ve bedellerinin kuruma fatura edilmesinden dolayı idare tarafından cezai işlem tesis edildiği; davacı eczanenin ibraz edilen reçetelerin arkasına ilaçları teslim alan kişilerin kimlik bilgilerini yazması gerektiği, davacının kendisinin de taraf olarak imzaladığı protokol hükümlerine göre kendisine yüklenen kimlik tespiti yapma yükümlülüğünü yerine getirmediği, şayet ilaçları teslim etmek için reçeteyi ibraz eden kişilerden kimlik bilgilerini sormuş olsa idi, bu kişilerin ilaçları teslim almaya yetkili olmadıklarının anlaşılacağını, davaya ve davalının işlemine konu reçetelerin sahteliği sabit olup, bilirkişi raporu ile belirlenen iğfal kabiliyeti hususunun ceza yargılaması yönünden sonuç doğuracağı davacının kimlik tespiti yapma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması nedeniyle; sorumluluğunun ortadan kalkmayacağı; davacı eczanenin eylemi sabit olup, yapılan işlemin porotokole uygun olduğu dolayısıyla uygulanan cezai işlemin hukuka uygun olduğu, tereddüte ya da duraksamaya mahal bırakmayacak şekilde sabittir. Dava konusu para cezasına ilişkin işlemin dayanağı olan taraflar arasındaki sözleşmenin 6.3.3. maddesinde; “eczanenin kuruma fatura ettiği reçetelerden bulunması gereken ve reçete muhteviyatı ilaçların reçete sahibine ya da yakınına teslim edildiğine ilişkin imzanın reçete sahibine veya ilaçların teslim edildiği yakınına ait olmadığının tespit edilmesi halinde, reçete bedelinin 5 katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı yazılı olarak uyarılır, tekrarı halinde reçete bedelinin 5 katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 1 (bir) ay süre ile sözleşme yapılmaz” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Dosya kapsamı ve özellikle dava dışı sigortalının şikayet dilekçesi içeriği itibariyle ilaçların dava dışı davalı kurum sigortalısına teslim edilmediği halde, bu kişiye teslim edilmiş gibi reçete arkasının imzalandığı sabit olup, davacının bu şekilde sözleşmenin 6.3.3. maddesine ve 6.3.10 maddesine aykırı davranması nedeniyle; davacı hakkında uygulanan cezai işlemin yerinde olduğu gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Taraflar arasındaki protokolün 6.3.19 maddesinde, “Eczacı ya da eczane çalışanlarınca Kurumu zarara uğratmak amacıyla, kasıtlı olarak Kuruma sahte ilaç fiyat küpürü veya sahte reçete veya sahte rapor fatura edildiğinin tespiti halinde; reçete bedelinin 10 katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 2 yıl süre ile sözleşme yapılmaz. Uygulanacak cezai şart 10.000 TL.’den az olamaz. Ancak, sözleşme konusu sahte küpür veya sahte reçete veya sahte raporun eczacının dahili dışında üçüncü kişilerin dahili ile kuruma fatura etme işlemi gerçekleşmişse bu fıkra hükmü uygulanmaz” hükmü düzenlenmiştir. Davacı eczacının, kurumu zarara uğratmak kastıyla hareket etmediği, bu yöndeki savunmasının aksinin ispatlanamadığı, yine davacı eczacının kuruma fatura edilen reçetenin hazırlanmasında katkısının olmadığı ve reçetenin sahte olduğu konusunda da bilgisinin bulunmadığı, bu hususa aykırı iddiaların ise inandırıcı ve geçerli delillerle ispatlanamadığı kanaatinden hareket edilerek; davacı eczacının rızası ve bilgisi dışında hazırlanan ve kullanıma sulunan sahte reçeteden dolayı sorumlu tutulmaması gerekeceği, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, reçetenin sahteliğinin davacı tarafından anlaşılamayabileceği gerçeği karşısında, sahteliğin anlaşılamamasının mutlaka sorumluluğu gerektiren bir hal olmayacağı, suçların ve cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca davacıya yöneltilen 2009 yılı eczane protokolünün 6.3.19. maddesinde belirtilen sözleşme şartlarının davacı aleyhine gerçekleşmediği gözetilerek, davacıya uygulanan sözleşmenin 2 yıl süreyle feshine ve 3017,80 TL cezai şart işleminin yerinde olmadığı sonucuna varılmak suretiyle, davacının bu kısma yönelik davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davacının bu talebininde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bettte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 21/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.