YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/27489
KARAR NO : 2015/37156
KARAR TARİHİ : 17.12.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş isede dava miktar itibarıyla duruşma tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının aleyhine başlattığı takipte haciz konulan mallarına alıcı çıkan dava dışı kişi tarafından davalıya 15.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalının bunun karşılığında takipteki alacağın tamamından vazgeçtiğine dair belge imzalayıp verdiyse de sonrasında tartışma çıkartıp bu belgeyi yırttığını, özel evrakı yok etmek suçundan yapılan yargılamada mahkumiyet cezası da almasına rağmen takibe devam ettiğini ileri sürerek, hakkında yürütülen… Müdürlüğünün 2008/63 esas sayılı takibi yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı ve esastan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının yapılan ödeme sonrasında hiçbir alacağının kalmadığına dair imzaladığı belgeyi yırttığı, bu eylem nedeniyle mahkumiyet cezası alarak kararın kesinleştiği, bu nedenle davalının alacağını tahsil ettiği kanaatine varıldığı gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının … Müdürlüğünün 2011/557 sayılı takipten borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın temeli davalının, davacı hakkında yürüttüğü takipte kısmi ödeme sonrasında alacağın tamamından vazgeçip vazgeçmediği noktasında toplanmaktadır. Davacı yırtılarak yok edilen bu belgede alacağın tamamından feragat edildiğini ileri sürmüş, davalı ise aşamalardaki ve davacının delil olarak dayandığı ceza davasındaki beyanlarında davacının iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bahsi geçen olayda alacağın tamamından vazgeçileceğine dair bir anlaşmaya varılmadığını, davacı ve yanındaki kişilerin takibi tümüyle kaldır diye baskı kurmaları üzerine sinirlenip bu kağıdı yırttığını, bakiye alacak miktarı da gözetildiğinde 15.000,00 TL ödeme için takibin tümünden vazgeçmesinin hayatın olağan akışından beklenemeyeceğini, yalnızca takibe konu alacağa mahsuben 15.000,00 TL ödeme yapıldığına dair bu belgeyi kaleme alan avukatının ceza davasında tanık olarak verdiği ifadesinde açıkça bu hususu bildirmesine rağmen mahkemenin salt müşteki ifadesine dayalı olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdiğini, dolayısı ile hakkında usulünce kesinleşmiş bir mahkumiyet cezasından da bahsedilemeyeceğini, haricen tahsil edilen 15.000,00 TL nin aynı gün icra dairesine bildirildiğini savunmuştur. Davalı hakkında temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü mevcut olmadığı gibi, verilen karar da yalnızca ceza yargılaması kuralları çerçevesinde eylemin suç teşkil edip etmediği yönünde yapılan incelemeden ibarettir. Bu halde, kısmi ödeme karşılığında alacağın tamamından vazgeçildiğinin davacı borçlu tarafından yasal ve kesin delillerle ispat edilmesi gerektiğine ilişkin genel hukuk kurallarını bertaraf eder, ispat külfetini yer değiştirir bir durum mevcut değildir. Davacı borçlunun bu yönde geçerli bir belge ibraz edememiş olmasına, açıkça yemin deliline dayanılmamasına, iddianın tanıkla ispatının da mümkün bulunmamasına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı gerekçe ile kabule hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bent gereğince davalının birinci bent kapsamı dışında kalan itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 256,50 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.