Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/27490 E. 2016/4163 K. 15.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/27490
KARAR NO : 2016/4163
KARAR TARİHİ : 15.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı profesyonel futbolcu olduğunu, davalı futbolcu temsilcisi ile yapılan temsilcilik sözleşmesine göre davalının kendisinin yapacağı transfer sözleşmelerine aracılık etmesi halinde ücrete hak kazanacağının kararlaştırıldığını, davalının sözleşme kapsamında bu edimini yerine getirmemesi nedeniyle sezon başlamasına onbeş gün kala işsiz kalmamak için kendi imkanları ile Torku Konyaspor ile sözleşme yaptığını, bu sözleşmenin yapılmasında davalının hiç bir katkısı olmadığı halde ücret talebine dair aleyhine icra takibi yaptığını, bu icra takibi nedeniyle davalıya 92.408 TL ödeme yapmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek;icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile icra baskısı altında ödenen 92.408 TL’nin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının transfer sözleşmesi imzaladığı kulüple gerekli görüşmeyi yaparak sözleşme imzalanmasını sağlaması nedeniyle ücrete hak kazandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece dava konusu uyuşmazlığın tüketici işlemi olduğu ve tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi;mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Somut olayda davacı profesyonel futbolcu olup, mesleği ile ilgili transfer sözleşmelerinin yapılmasına ilişkin davalı futbolcu temsilcisi ile münhasır temsilcilik sözleşmesi yapıldığı, uyuşmazlığın bu sözleşmenin uygulanmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki sözleşmenin her iki taraf yönünden mesleki amaçla yapıldığı ve tüketici işlemi niteliğinde bulunmadığı ve davacının yasada tanımı yapılan tüketici kapsamında olmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla taraflar arasındaki ilişki 6502 sayılı yasa kapsamı dışında kaldığından davaya bakma görevi genel mahkemelere aittir. Öyle olunca mahkemece işin esasına girilerek taraf delilleri sorulup toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 15/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.