YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/27510
KARAR NO : 2015/32965
KARAR TARİHİ : 12.11.2015
MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
TARİHİ : 08/10/2014
NUMARASI : 2014/464-2014/590
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıdan 3.1.2010 tarihinde satın aldığı devre mülk sözleşmesi nedeniyle vadedilen hususların yerine getirilmediğini, taşınmazı henüz kullanmadığını, bildirerek sözleşmeden dönerek ödediği bedelin tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taşınmazın davacı adına tapusunun iptali ile davalı adına tesciline, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece, davanın kabulüne karar verildiği halde icra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. İİK.nun 67/2 maddesi hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağın likit ve belli olması, yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu alacak değerlendirildiğinde davacı yararına icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, Mahkemece koşulları oluşmadığından bahisle bu kalem istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip kararın düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle hüküm fıkrasının, icra inkar tazminatının reddine ilişkin 4.bendinin silinerek yerine, “Asıl alacak miktarının % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” cümlesi yazılarak kararın düzeltilmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 343,23 TL. kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 114,45 TL harcın davacıya iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.