YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/27524
KARAR NO : 2015/31233
KARAR TARİHİ : 22.10.2015
MAHKEMESİ : Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya 15.05.2007-20.07.2007 tarihleri arasındaki faturalar için önce %70 sonra kalan kısma %80 ödeme yapılması, 21.07.2007-21.08.2007 tarihinde giriş yapılan faturalar için %80 avans ödemesi yapılması konusunda daire başkanlığı tarafından talimat verildiğini, davalının 19/06/2007 tarih ve 5136099 varide numarası ile kayıtlara giriş yapan ve gelen evrak servisi tarafından 7.157,00 TL olarak algılandığından sağlık hizmetleri evrak ekranında işlenen faturasına ilk önce 5,009,90 Tl. (%70) daha sonra da 1,717,00 Tl. olmak üzere toplam 6,726,90 TL tutarında avans ödendiğini, adı geçen poliklinik adına ödenen 5,009,90 TL için 06/09/2007 tarih ve 638195 numaralı 1,717,00 TL içinse 26/11/2007 tarih ve 690185 numaralı ödeme emri düzenlendiğini, ödenen avansların kapatılması sırasında özel Bayrampaşa… polikliniğinin 19/06/2007 tarih ve 5136099 varide numarası ile kayıtlara giren ve gelen evraka servisi tarafından 7.157,00 TL olarak bilgisayara işlenen faturasının aslında 654,00 TL olduğu anlaşıldığını, Özel ….. Polikliniği adına ödenen avans tutarı 6,729,90 TL faturanın gerçek tutarı olan 19/09/2008 tarih ve 947712 numaralı ödeme emri ile ödemesi yapılarak avansa istinaden mahsup edilen 654,00 TL düşünüldükten sonra kalan 6,072,90 TL Polikliniğin borcu olarak belirlendiğini, davalı kendisine fazla ödeme yapıldığını bilebilecek durumda olduğu için iyi niyetli olmadığını, bu durum ve borç tutarının 08/02/2010 tarihli yazı ile iadeli taahhütlü olarak bildirilmiş olmasına rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 6,072,90 TL fazla avans ödemesinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, şirket tarafından 13.10.2005 tarih ve 084220 nolu fatura ile 25,14 TL, 14.11.2005 tarih ve 084227 nolu fatura ile 74,88 TL, 26.12.2005 tarih ve 311733 nolu fatura ile 310,97 TL, 27.10.2006 tarih ve 311727 nolu fatura ile 75,60 TL, 30.05.2007 tarih ve 311805 nolu fatura ile 654,33 TL ve 7.10.2007 tarih ve 31839 nolu fatura ile 1.508,35 TL fatura kesildiğini, faturalarda görülen 3.343,35 TL nin emekli sandığı tarafından sehven ödendiği iddia edilen 7.110,90 TL den çıkarılarak şirketin durumu da göz önüne alınarak 3.767,55 TL ni uygun sürede taksitler halinde ödemek istediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın REDDİNE, karar verilmiş; hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıya 654,00 TL olan fatura bedeli için sehven önce 5.009,90 TL ve daha sonra 1.717,00 TL olmak üzere toplam 6.729,90 TL ödeme yaptıklarını ve bu miktardan gerçek tutar olan 654,00 TL düşüldüğünde 6.072,90 TL yersiz ödeme yapıldığını belirterek bu miktarın tahsilini istemiş, davalı ise toplam fatura bedelinin 3.343,35 TL olduğunu ve kendi hesabına 7.110,90 TL lik ödeme yapıldığını ve bakiye kalan 3.767,55 TL ni taksitler halinde ödemek istediğini beyan etmiştir. Bu beyanı kendisini ve mahkemeyi bağlar. Mahkemenin davalının bu kabulünü gözardı ederek davayı tümden reddetmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna itiraz üzerine aynı bilirkişiden ek rapor alınmış ve 06.12.2010 tarihli bilirkişi raporunda TC Emekli sandığı tarafından 2006-2007 yılları için toplam 7.110,90 TL ödendiği, davacı tarafından düzenlenen 8 adet faturanın KDV dahil 3.342,47 TL olduğu, bunun 7.110,90 TL’den çıkartılması halinde davacının 3.768,43 TL alacağı olduğu belirtilmiştir. 11.01.2011 tarihli ek bilirkişi raporunda ise, tek bir seferde davalıya 7.157,00 TL banka hesabından, EFT yoluyla ya da tediye makbuzu ile ödeme yapılmadığı ve yine tek seferde 654,33 TL ödeme yapılmadığı, davalıya 7.157,00 TL tutarındaki paranın ödendiğinin, davalının şirket kaşesi altında imzası bulunan makbuzla veya banka dekontu gibi diğer geçerli belgelerin dava dosyasına ibrazı halinde davalının 6.072,90 TL tutarında borcunun olabileceği belirtilmiş ve her iki rapor arasında çelişki oluşmuştur. 06.12.2010 tarihli bilirkişi raporu ile 11.01.2011 tarihli ek bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden ek rapora itibar edilerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 22/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.