Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/27721 E. 2015/31214 K. 22.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/27721
KARAR NO : 2015/31214
KARAR TARİHİ : 22.10.2015

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı,10.10.2006 tarihinde dava konusu taşınmazı 3+1 olarak 65.000 TL bedelle satın alıp tapusunu devraldığını ancak vergi ödemeye gittiğinde yönetim planında bu evin 1+1 olduğunu,ortak alan olan sığınak ile birleştirilerek kendisine satıldığını öğrendiğini bildirerek satış bedelinin iadesi ile 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı,davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece ,davanın kısmen kabulü ile dairenin 1+1 bedeli düşülerek bakiye bedelin tahsiline,manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı,kendisine 3+1 daire olarak satılan yerin ortak mahal olan sığınağın eklenmesi ile oluşturulduğunu öğrendiğini bildirerek ayıplı satış nedeniyle ödediği satış bedeli ile manevi zararının tahsiline karar verilmesi için eldeki davayı açmıştır.Davalı,davacının bilerek satın aldığını,davanın süresinde açılmadığını savunmuştur. Mahkemece,ayıplı dairenin satış tarihindeki 1+1 bedeli düşülerek bakiye satış bedelinin tahsiline ,manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde,davacının taşınmazı 10.10.2006 tarihinde tapudan satın aldığı,bu tarihte kat irtifakının tesis edildiği, taşınmazın tapuda mesken olarak kayıtlı olduğu,yönetim planının 14.3.2006 tarihinde tapuya tescil edildiği,dosyada iskan iznine rastlanmadığı,eldeki davanın 5.5.2011 tarihinde açıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Tapuda kayıtlı yönetim planında ,davanın satın aldığı dairenin 1+1 olarak kayıtlı olduğu,kalan kısmın sığınak olarak kaydedildiği görülmektedir.Bilindiği üzere sığınaklar imar kanunu hükümlerine göre kat maliklerini ortak mülkü olarak tapuya tescil edilip,amacı dışında kullanılamaz.Davacının satın aldığı dairenin tapu kaydı ve ekli yönetim planı ve mimari projesi aleni olup davacı taşınmazı satın alırken bu belgeleri inceleme ve içeriğine vakıf olma imkanına sahiptir.Zira alıcı, satılanı teslim aldıktan sonra gelenek ve göreneğe göre imkan hasıl olur olmaz, gözden geçirmek ve satıcının garantisi altında olan bir ayıp varsa, bunu derhal ihbarla yükümlüdür. Eğer alıcı bunu savsarsa satılanı kabul etmiş sayılır. Olağan (adi) bir gözden geçirme ile meydana çıkarılamayacak ayıplar sonradan çıkarsa, yine hemen bildirilmelidir. Yoksa satılanı bu ayıplarla kabul etmiş sayılır. B.K.nun 198. maddesinde de öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz.Taşınmazın tapu kaydı ekleri onaylı proje ve yönetim planına aykırı olarak sığınak dahil edilerek düzenlenip satılması hali açık ayıp niteliğindedir.Davacının,satılanın durumunu makul bir sürede inceleyip derhal ihbar etmekle yükümlüdür.Eldeki davada davacı taraf derhal ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.Mahkemece,davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.