Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/27722 E. 2015/32059 K. 05.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/27722
KARAR NO : 2015/32059
KARAR TARİHİ : 05.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, tapu tahsis belgesine istinaden dava konusu taşınmazı davalıdan 15.10.2002 tarihinde satın aldığını, tapusunu da devraldığını ancak tapu tahsis belgesinin davalının açtığı dava sonucunda iptal edildiğini, iptal kararına karşı açtığı idari davanın da reddedildiğini, hazine tarafından açılan dava ile taşınmazın tapusunun elinden çıktığını bildirerek tam zapt hükümlerine göre 30.1.2012 tarihindeki rayiç değerinin ve hazinenin kendisinden talep ettiği ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava konusu taşınmazın 2985 sayılı kanuna göre hazine adına tescil edildikten sonra gecekondu sahiplerine devredilmek üzere davalı belediyeye bedelsiz olarak devredildiği, belediye encümen kararı ile 1.672, 53 TL bedel karşılığı 15.10.2002 tarihinde davacıya satıldığı ve tapusunun verildiği ancak davalı tarafından verilen tapu tahsis belgesinin davalı tarafından iptal edilmesi ve buna karşı idari yargıda açılan iptal davasının da reddedilmesi nedeniyle taşınmazın tapusunun iptali ile hazine adına tescili için açılan dava neticesinde davacı tapusunun iptaline karar verildiği kararın kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı, taşınmazın tam zaptı nedeniyle tapu iptal kararının kendisine tebliğ edildiği 30.1.2012 tarihi itibarıyla rayiç değerinin tahsili için eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, taşınmazın 301.2012 tarihi itibarıyla rayiç değeri 289.408, 50 TL olarak hesaplanarak taleple bağlı kalınarak 10.000 TL nin tahsiline karar verilmiştir.
Tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme yapılmış ise de sonradan dayanak belgenin iptali nedeniyle taşınmaz tapusunun iptaline karar verilerek satış öncesi duruma dönülmüştür. Davalı tarafından düzenlenen tapu tahsis belgesinin yasal koşulları taşımaması nedeniyle davalı tarafından iptaline karar verilmesinde davacının kusuru bulunmaktadır. Bu suretle, taşınmaz davacı elinden çıktığı halde, taşınmaz için ödenen bedel davalı uhdesinde kalarak sebepsiz zenginleşmesine yol açmıştır. O nedenle taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacının ödediği satış bedelinin tapunun davacı elinden çıktığı tarih (davacı tapu iptal davasının kararının kendisine tebliğ tarihi olan 31.1.2012 olarak uygulanmasını talep etmiştir.) itibarıyla çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle (azalan alım gücünün) (enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar, gayrimenkul fiyatlarındaki artış oranları vs.) ortalamaları alınmak suretiyle ulaşacağı alım gücünün hesaplanması gerekir. Bu durumda mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak, davacının ödediği satış bedelinin az yukarıda izah edilen ekonomik etkenler 15.10.2002 ödeme tarihinden, ifanın imkansız hale geldiği 31.1.2012 tarihine kadar ulaşacağı değerin bulunup taleple bağlı kalınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.