Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/28004 E. 2015/34576 K. 26.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/28004
KARAR NO : 2015/34576
KARAR TARİHİ : 26.11.2015

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 19/11/2013
NUMARASI : 2013/342-2013/402

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ve bağlı şirketlere mali müşavirlik ve muhasebecilik hizmeti verdiğini ancak ücretinin ödenmemesi nedeniyle 22.11.2011 tarihinde protokol düzenleyerek 82.500 TL ücret alacağının taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığı halde ödenmediğini ileri sürerek tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ve bağlı şirketlere mali müşavirlik ve muhasebecilik hizmeti verdiğini ancak ücretinin ödenmemesi nedeniyle 22.11.2011 tarihinde protokol düzenleyerek 82.500 TL ücret alacağının taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığı halde ödenmediğini ileri sürerek tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi için eldeki davayı açmıştır.İcra takibinde, 22.11.2011 tarihli protokole dayalı olarak alacağını takibe koymuş,davalı tarafça imzaya ve borca itiraz edilmiştir. Mahkemece yapılan imza incelemesinde, protokolde davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili kişinin imzasının bulunmadığı tesbit edilmiş ve takibe dayanak protokolün, davalının yetkili temsilcisi tarafından imzalanmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı taraf hernekadar icra takibinde protokolü dayanak olarak göstermiş ise de,dava dilekçesinde,davalı ve bağlı şirketler arasında mali müşavirlik ve muhasebecilik sözleşmeleri bulunduğu ancak bu sözleşmelerdeki ücretinin ödenmemesi nedeniyle protokol düzenlendiğini bildirerek itirazın iptalini talep etmiş, delilleri arasında, dava dilekçesi ekinde gösterdiği sözleşmeler ve davalı defterlerine de dayanmıştır. Ayrıca, davalının defterlerinin davalıya teslimine ilişkin teslim belgesi ile hizmet verdiğine ilişkin bir kısım belge suretleri sunmuştur. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle davacının hizmet verip vermediğinin tesbit edilemediği, takibe dayanak protokolün yetkili temsilci tarafından imzalanmamış olması nedeniyle davalıyı bağlamadığı belirtilmiştir. Buna göre; Davacı, icra takibine dayanak protokole dayalı bir alacağı sözkonusu değil ise de dava dilekçesinde belirttiği gibi davalıya mali müşavirlik sözleşmesi ile verdiği hizmetin bedelini talep edebilir. Mahkemece, tarafların bu konudaki delilleri sorulup toplandıktan sonra, bu deliller ile özellikle davalının ilgili dönemlere ilişkin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi yada bilirkişilerden taraf ve yargı denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.