Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/28522 E. 2015/36170 K. 10.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/28522
KARAR NO : 2015/36170
KARAR TARİHİ : 10.12.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usülden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, murisi babaannesi ile halası olan davalı arasında kendisinin mahfuz hissesi nazara alınmadan 10.06.1994 tarihli gayrimenkul satış vaadi senedi düzenlendiğini, kendisine herhangi bir bedel de verilmediğini, murisinin 17.04.1995 tarihinde vefat ettiğini, bahse konu satış vaadi senedinin muvazaalı olduğunu ve karşılığında da hiçbir bedel ödenmediğini ileri sürerek, satış vaadinin ve tapuya verilen şerhin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, tapu kaydındaki şerhin terkine yönelik istemin, …Kanunu’nun 26. Maddesi gereğince tapu idaresince çözümlenmesi gerektiğinden, terkin istemine yönelik davanın 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c maddesinde “mahkemenin görevli olması” şeklinde hüküm altına alınan dava şartının yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 115/2 maddesi gereğince usulden reddine, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iptaline yönelik davanın ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 321. ve devamı maddeleri gereğince esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, murisi ile halası arasında yapılan mahfuz hissesinin dikkate alınmadığı gayrimenkul satış vaadi senedinin iptalini ve şerhin de terkinini istemiştir. 10.06.1994 tarihli gayrimenkul satış vaadi incelendiğinde, davacının murisi olan babannesi…ile davalı … arasında düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, her ne kadar, davacının söz konusu sözleşmenin içeriğini ortadan kaldıracak aynı hukuki nitelik ve değerde resmi bir belge sunamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının iddialarından biri de mahfuz hissesinin dikkate alınmadığı hususudur. Mahkemece, bu husus incelenmemiştir. O halde, mahkemece, tarafların tüm delillerinin toplanması suretiyle yapılacak yargılama sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, eksik incelemeye dayalı verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.