YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/28737
KARAR NO : 2015/29464
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
MAHKEMESİ : Ağrı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/04/2014
NUMARASI : 2014/81-2014/176
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalı tarafından kendisi aleyhine yapılan icra takibine süresinde itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleştiğini,takibe konu alacağın sebebi olarak belirtilen 80.000 TL alacağın dayanağının bulunmadığını ileri sürerek;borçlu olmadığının tespiti ile ödenen miktarın davalıdan tahsiline ve lehine inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı,davacı tarafından İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/110 esas sayılı dosyasında açtığı davada borcu ikrar ettiğini ve ödeme itirazında bulunduğunu,takip dayanağının yazılı belgeye dayandığını,bu belgede anlaşma şartlarının belirtildiğini,ancak davacının bu şartlara uymadığını,bu nedenle takip yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddi ile dava konusu alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Anayasanın 141/III maddesi uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. 6100 sayılı HMK’nun 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nun 297/2. maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK’nun 298/2. maddesi gereğince de, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün de birbirine uyumlu olması gerekir. Bu hükümler kamu düzeni ile ilgili olup, resen gözetilir.
Somut uyuşmazlıkta, açıklanan yasal düzenleme gözetilmeyerek Mahkemece gerekçe bölümünde icra takibine konu dosyada icra veznesindeki paraya ilişkin bir tedbir kararı alınmaması nedeniyle davalı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin yasal şartların bulunmadığı,ancak kısa kararda sehven yazıldığı belirtilerek gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmıştır. Bu durum, az yukarıda açıklanan hüküm ile gerekçenin birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırı olup, bozmayı gerektirir. Mahkemece 10.04.1992 tarih ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme kararında da benimsendiği gibi önceki karar ile bağlı kalınmadan, ancak çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarda 1.bentte açıklanan nedenle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.