YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/28768
KARAR NO : 2015/29484
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
MAHKEMESİ : Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/02/2014
NUMARASI : 2013/725-2014/58
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı A.. E..’in diğer davalı idareden olan alacağını 05.04.2011 tarihli noter sözleşmesiyle kendisine devrettiğini, ancak alacağın ödenmediğini ileri sürerek 13.916,00 TL alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı İdare, HMK 6. Maddesi uyarınca yetki itirazında bulunmuş, davanın davalıların yerleşim yeri adresleri itibarıyla Ankara ya da Kars asliye hukuk mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetkisizlik kararı verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, yapılan yetki itirazı haklı olduğundan davacının davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
HMK’nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanun’un 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir (Bkz. HGK’nun 19.03.2014 tarihli 2013/11-630 Esas 2014/332 Karar sayılı kararı). Az yukarıda anılan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi gereğince, para alacağının tahsili amacıyla açılan eldeki davada, Batman Mahkemeleri de yetkilidir. Kaldıki davalılardan K… P… Ltd. Şti. tarafından süresi içerisinde herhangi bir yetki itirazlarında da bulunulmamıştır. Hal böyle olunca mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek işin esasına girilip hâsıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.